Tasavvuf camiasının ortaya koyduğu bilgi ve dinî davranış, camianın dışında olanlara yabancı gelmeye başladığı günlerden beri tasavvufun İslâm'daki yeri tartışılmıştır. Tasavvufa kelam ve fıkıh penceresinden bakanlar -farklı anlama, yorumlama ve uzlaştırma usûllerine bağlı olarak- iki guruba ayrılmışlardır: Bir guruba göre tasavvufun getirdiği farklı dinî bilgiler hatalıdır, yabancıdır ve İslâm dışıdır, dinî davranışlar da bid'attır; dinin aslında bulunmadığı halde ona sokulmuş eklerdir, katkılardır, temizlenmesi gerekir. Diğer guruba göre bu bilgi, inanç ve davranışlar ikiye ayrılır: 1) Kitab ve Sünnet'in naslarıyle çatışmayanlar halis kullukların, ibadetlerin bereketli ürünleri sayılırlar, İslâm irfanına zenginlik katarlar. 2) İlk bakışta Kitab ve Sünnet'in nasları (dinin zahiri) ile çatışır gözükenler de ikiye ayrılır: a) Beyan ettikleri itikad ve ortaya koydukları ibadet ve amel bakımından müslüman, âlim, kâmil oldukları zahir bulunan sofilerden zuhur edenler ancak dış görünüşleri itibariyle zahire aykırı olabilirler; gerçeği araştırıldığı zaman ya bunların zahirlerinin kastedilmediği, dil yetersizliği yüzünden eksik ifade edildikleri ve yanlış anlaşıldıkları ortaya çıkacak yahut da sofilere ait hususi haller (sekr, manevi sarhoşluk) içinde söylendikleri için keşif hatası (kalb gözü ile görülenlerin yanlış anlaşılması, değerlendirilmesi ve ifade edilmesi) olarak kabul edileceklerdir. b) Beyan ettikleri veya bilinen inançları, davranışları bozuk, sapık, din dışı olanlardan zuhur eden ve tasavvufa sokulan, tasavvuf kalıpları içinde ifade edilenler ise erbabı tarafından tesbit edilip ayıklanacak, bunlarla İslâmın saflığının bozulmasına, müslümanların doğrudan sapmasına meydan verilmeyecektir.
Gerçek tasavvuf hareketinin iki amacı vardır: Nefsin tezkiyesi yoluyla has kulluğa ve kâmil ahlaka ulaşmak. Buna ek olarak kalbin tasfiyesi yoluyla gerçek tevhide, kesin bilgiye (yakîn), gayb aleminin ve ledünni bilginin keşfine ulaşmak. Bu iki amacın dine aykırılığından, İslâm dışılığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak bu iki hedefe, dinin zahirini ihmal ederek, inanç, ibadet gibi dinî sınırlar çerçevesini (yani şeriatı) aşarak varmak da mümkün değildir. Gerçek sofilere göre tarikat ve hakikat şeriatın hâdimleridir, sofinin müslümanlığı ile avamın müslümanlığı ilmihal çerçevesinde davranış bakımından farklı olamaz; fark dış ile için, zahir ile bâtının, suret ile hakikatin birlikte, beraber, tam olarak bulunup bulunmamasındadır.
Her mümin, ya kâmil ve ehliyetli bir mürşidin terbiyesinde yahut da -sahtesi gerçeğinden daha çok olduğu ve birbirinden ayırt edilmesi de güç bulunduğundan kâmil mürşid bulunamayınca- iyi niyet ve samimiyetle ibadetlerine devam ederek ve Resulullah'ın (s.a.) siyretini -elinden geldiği kadar- kendisine örnek alarak müslümanlığını "ihsan" mertebesine çıkarmaya çalışmalıdır. Bu mertebeye doğru tırmandıkça imanda sarsılmazlık, irfanda zenginlik ve derinlik, ahlakta kemal, nefiste hakka teslimiyet hasıl olacak, gözün ve kalbin perdeleri açılacaktır. Ancak ihsan mertebesinin basamakları, sonsuz olduğundan bu cehdin, çabanın ve tırmanışın da sonu yoktur, ömür boyu devam edecektir. Sona vardığını ve cehde (ibadetlere) gerek kalmadığını zannedenler ve söyleyenler nefislerinin esiri ve şeytanın müritleridirler.


ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Hayrettin Karaman- Hoş…

Kulağa hoş gelen, gönüllere rahatlık veren, iyi bi...

Temmuz 20, 2009

MALİKÎ MEZHEBİ

Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye ni...

Temmuz 06, 2009

İSTİLA DEVİRLERİNİN KOLONİZATÖR …

  Prof. Dr. Ömer Lütfi BARKAN Selçuk-Bizans...

Temmuz 06, 2009

HZ. EBU BEKİR'İN HAYATI

Hz. EBU BEKIR ES SIDDÎK (r.a) (571-634)  &nbs...

Temmuz 05, 2009

RÜYALARIN ÖNEM VE ANLAMI

Rasulullah Muhammed Mustafa (aleyhissalatu vessela...

Temmuz 20, 2009

SELEF VE SELEFILIK

Selef kime denir? Hz. Peygamber s.a.v.'in “En ...

Temmuz 06, 2009

Ahmed Avni KONUK

AHMED AVNİ KONUK (1868 - 19.3.1938) Kadı Alî-zâ...

Temmuz 21, 2009

CÂHİLİYYE DÖNEMI

Bilgisizlik, gerçeği tanımama. İslâm, tam bir aydı...

Temmuz 05, 2009

İSTANBUL’DA MEVLEVÎLİK

Mevlevi Ayini ve Semâ Törenleri çok kez doluluk ...

Ocak 11, 2016

SÜNNİ SUFİ YOLLARI

  Ahilik Bayramilik Buhurilik  ...

Temmuz 06, 2009

TASAVVUFUN KISACA TARİHÎ GELİŞİM…

Hz. Peygamber, sahâbe, tâbiîn ve tebeu't-tâbiîn dö...

Temmuz 07, 2009

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal Yıl 1922... Kası...

Şubat 06, 2009