Mesnevi on sekiz beyit- ney manzumesi-feyzi halıcı

 
Duy şikayet etmede her an bu ney,
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
 
Der ki, feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir
 
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek
İsterim ben; derdimi dökmem gerek.
 
Şayet aslından biraz ayrılsa, can,
Öyle bekler, vuslata ersin zaman.
 
Ağladım her yerde hep ah eyledim.
Gördüğüm her kul için "dostum" dedim.
 
Herkesin zannında dost oldum ama,
Kimse talip olmadı esrarıma.
 
Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.
 
Aşikardır can-beden, gör insanı,
Yok izin, görmez fakat insan, canı.
 
Ney sesi tekmil hava oldu ateş,
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
 
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,
Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.
 
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
 
Kanlı yoldan ney sunar hep arzuhal.
Hem verir Mecnun'un aşkından misal.
 
Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
 
Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,
Tek kulaktır müşteri ancak dile.
 
Sırf keder, gam, gitti kaç gün, kaç gece,
Geçti yanlışlarla günler, öylece.
 
Geçse günler, korku yok, her şey masal
Ey temizlik örneği, sen gitme kal!
 
Kandı her şey, tek balık kanmaz, sudan,
Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.
 
Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!
 
Ey oğul hür olmalı bahtın senin,
Hep gümüş, altın mıdır ahdin senin?
 
Tut ki deryayı boşalttın testiye,
Kısmetinden fazla almaz bil, niye?
 
Hırslıyı göz hırsıdır hep incitir,
Pek kanaatkar sedef, hep incidir.
 
Kim ki aşktan urbası bin şak olur,
Kurtulur, hırstan, ayıptan pak olur.
 
Ey ki aşk, sevdası çoşkun şirimiz;
Var ol ey lokmanımız, iksirimiz!
 
Kibrimiz dermanısın, sensin rümuz,
Sensin Eflatunla Calusunumuz
 
Göklere toprak beden sevda taşır,
Bir misilsiz aşkınan dağ oynaşır.
 
Can-nazar'dan, Tura bir can verdi aşk,
Tur ki mest, Musa'yı baygın serdi, aşk.
 
Dost dilin şavkınca bulsaydım visal,
Ah ne sırlar anlatırdım, ney-misal.
 
Dildaşımdan ayrı düşmüş bir gönül,
Olsa bülbül, gayri dilsizdir gönül,
 
Vakt-erip mevsim geçer, solmuş gülün.
Derdi çok feryadı çıkmaz bülbülün.
 
Maşukun sırrıyla aşık örtülü,
Sağ olan maşuktur, aşık bir ölü.
 
Kim ki aşka meyli yoktur, vah ona!
Kuş misal vermez kanat Allah, ona.
 
Vermedikçe sevgili etrafa nur,
Çevrenin idraki elbet yok olur.
 
Aşk diler, söz sırrını faş eylesin,
Ayna gammaz olmasın da neylesin.
 
Çok şükür, aynan senin gammaz değil,
Bak, yüzünde toz duman hiç az değil.
 

ÇOK OKUNANLAR

Şİİ SUFİ YOLLARI

  Babailik   Batınilik   Bekta...

Temmuz 06, 2009

HZ. EBU BEKİR'İN HAYATI

Hz. EBU BEKIR ES SIDDÎK (r.a) (571-634)  &nbs...

Temmuz 05, 2009

İSTİLA DEVİRLERİNİN KOLONİZATÖR …

  Prof. Dr. Ömer Lütfi BARKAN Selçuk-Bizans...

Temmuz 06, 2009

TASAVVUFUN KISACA TARİHÎ GELİŞİM…

Hz. Peygamber, sahâbe, tâbiîn ve tebeu't-tâbiîn dö...

Temmuz 07, 2009

Prof. Dr. Hayrettin Karaman- Hoş…

Kulağa hoş gelen, gönüllere rahatlık veren, iyi bi...

Temmuz 20, 2009

SELEF VE SELEFILIK

Selef kime denir? Hz. Peygamber s.a.v.'in “En ...

Temmuz 06, 2009

RÜYALARIN ÖNEM VE ANLAMI

Rasulullah Muhammed Mustafa (aleyhissalatu vessela...

Temmuz 20, 2009

SÜNNİ SUFİ YOLLARI

  Ahilik Bayramilik Buhurilik  ...

Temmuz 06, 2009

İSTANBUL’DA MEVLEVÎLİK

Mevlevi Ayini ve Semâ Törenleri çok kez doluluk ...

Ocak 11, 2016

CÂHİLİYYE DÖNEMI

Bilgisizlik, gerçeği tanımama. İslâm, tam bir aydı...

Temmuz 05, 2009

Ahmed Avni KONUK

AHMED AVNİ KONUK (1868 - 19.3.1938) Kadı Alî-zâ...

Temmuz 21, 2009

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal Yıl 1922... Kası...

Şubat 06, 2009