Buy Antabuse online

Site İçi Arama


Genel Arama
Sözlük Evinde Arama
Kullanıcı Girişi

Anasayfa Mevlevihaneler Mevlevi Evrad-ı Şerif
  • Mevlevi Evrad-ı Şerif

    Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta

    Mevlevi Evrad-ı Şerif

    S.Ü. Selçuklu Araştırma Merkezi Kütüphanesi, No:12.
    Dijital kopyası, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü.
    Ketebe Kaydı : Ketebe el-fakir el-hac Mustafa Hilmi, el-maruf, bi muallim, el-hüsi’l-hattı fî Sanayi’i Nefîsi’l-Akademiyye Gaffera-Allâhü lehû.
    İstinsah Tarihi : 1382 /1966-67
    Ebatları : 225 x 165 – 135 x 80 mm.
    Hattı : Nesih
    Yaprak Sayısı : 27
    Yazım Yeri : İstanbul
    Özellikleri:
    Eserin başlangıç sayfasında bulunan tezhip iki kısımdan oluşmaktadır. Üstte taç şeklindeki kısım mavi ve altın ağırlıklıdır. 1/2 ekseninde hazırlanmış olan desen 18. yüzyıl özelliklerini yansıtmaktadır. Aralarda beyaz hatla ayrılmış renk ayırımları mevcut olup bunların orta eksenindeki pafta içerisinde bir Mevlevi sikkesi mevcuttur. Motifler hatayi kıvrımlarından oluşmuş ve zemin renklerinin üzerine üçlü küçük noktacıklar halinde konulmuştur. Tezhibin üst tarafı zarif tığlarla tamamlanmıştır.
    Alttaki yatık dikdörtgen kısımda ise rûmî ve hatayî karışımlı bir desen uygulanmış orta kısmı ise boş bırakılmıştır. Dikdörtgenin çevresi altın cetvel ve kenar suyu ile çevrelenmiş ve dış kısmına da yine altın cetvel çekilmiştir. Bu bölümün altına nesih hattı ile ok’lu “besmele” yazılmış “sin” harfinin keşidesinin üzerine bir sapa bağlanmış olan hatayî ve yaprak motiflerinden oluşan bitkisel bir bezeme tezyin edilmiştir.
    İç sayfalarda fazlaca süsleme yoktur. Duraklar için küçük motifler yapılmıştır. Dua başlangıcındaki “Besmele” hattının üzerlerinde de halkar tarzında hatayî kıvrımlı motifleri bulunmaktadır.
    Eserin hatime sayfasında yine halkar tarzında yapılmış 1/2 ölçüsünde sade bir tezhip bulunmaktadır. Ayrıca “gülbank”ın bulunduğu sayfada iki adet iri rozet vardır. Eserin bütün sayfalarına da altın cetvel çekilmiştir. Eser nesih hatla yazılmış olup sonunda icazet hattıyla da hattatın künyesi vardır.
    EVRÂD-I MEVLEVÎYE’NİN KÜTÜPHANELERDEKİ DİĞER NÜSHALARI
    1. Evrâd-ı Mevlevîye, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi (Murat Buharî) 230 / 185 x 130-150 x 85 mm. 30 yk. 11 st. Nesih, miklepli, sırtı ve kenarları meşin, şirazeli, ebru kağıt kaplı cilt, (Arapça)
    2. Evrâd-ı Mevlevîye, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi (Türbedar Hasan Hayri / Hacı Mahmud Efendi) 202 / 155 x 105 - 100 x 60 mm. 13 st. Nesih, sırtı ve kenarları meşin, kağıt kaplı cilt. (Arapça)
    3. Evrâd-ı Mevlevîye (Evrâd-ı Kebir-i Mevlâna), Konya S.Ü. Selçuklu Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi 10 / 150 x 104 - 75 x 41 mm. 8-9 bb. 48 yk. Mukavva üzerine yeşil meşin ile kaplı ciltli. (Arapça)
    4. Evrâd-ı Mevlevîye, Konya S.Ü. Selçuklu Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi 9 / 183 x 117 - 119 x 55 mm. 13st. 22 yk. Kahverengi bez kaplı, salbekli, bordürlü, mikllepli, sertablı, altın yaldızlı cetvel içerisinde siyah mürekkeble yer yer kenarlarına haşiyeler düşülmüştür. (Arapça)
    5. Evrâd-ı Mevlevîye, Konya S.Ü. Selçuklu Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi 13/ 90 x 70-65 x 41 mm. 11 st. bb 34 yk. Siyah kaplı, dağınık cilt içinde. (Arapça)
    6. Evrâd-ı Mevlevîye, Konya S.Ü. Selçuklu Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi 11 / 132 x 86-87 x 48 mm. 11 st. 31 yk. Kahverengi meşin ciltli, altın cetvel içerinde siyah mürekkeble yazılmış, duraklar altın suyuyla işlenmiş. (Arapça)
    7. Evrâd-ı Şerîf, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4690 / 170 x 155 - 129 x 79 mm. 31 yk. 11 st. Nesih, sayfa kenarları altın cetvelli, başta kötü bir başlık üzerinde destarlı bir Mevlevî sikkesi resmi var. Yeni cilt. (Arapça)
    8. Evrâd-ı Şerîf, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4694 / 130 x 90 - 90 x 47 mm. 29 yk. 11 st. Nesih. Bez kaplı mukavva ciltlidir. (Arapça)
    9. Evrâd-ı Şerîf, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 5119 / 160 x 100 - 115 x 66 mm. 36 yk. Nesih, bb. st. İlk iki sayfada altın yaldızla kötü tarzda müzehheb bir başlık mevcut. Tamir görmüş, meşin ciltli. (Arapça)
    10. Evrâd-ı Mevlâna, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 6088 / Hanya-102 H., Nesih, 102 yk. Hat: Seyyid Ali Sururi. (Arapça)
    11. Evrâd-ı Mevlâna, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 6090 / Hanya-1291, Nesih, 80 yk. Süleyman Şemseddin Dede hattı. (Arapça)
    12. Evrâd-ı Mevlâna, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 6091 / Hanya, Nesih, 70 yk. (Arapça)
    13. Evrâd-ı Mevlâna Lafızlarının Türkçe Tercümesi, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4807, Talik, 50 yk.
    14. Evrâd-ı Mevlâna Metni, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 681-690. (Arapça)
    15. Evrâd-ı Mevlâna, Konya-Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 1069 / 17 x 12 - 12 x 7.3 mm. 20 yk. 11st. Miklepli, kenarları üç adet bordürlü, hendesi çiçekli altın yaldızlı cetvelle çerçeveli, kapağının içerisinde yaprak ve çiçek motifleri, ortada destarlı sikke ve altın yaldızla yapılmış çiçek demeti resmi var. Miklebinde yarım şemse yerine aynı tezyinat yapılmış. Meşin ciltli. (Arapça)
    16. Evrâd-ı Kebir-i Mevlâna, İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi 278, İstanbul-1879, 33 yk., Nesih, Müstensih: Osman Hamdi es-Sillevî. (Arapça)

     

     

    “Başımı koyduğum heryerde secde ettiğim O'dur; altı yönde ve altı yönün dışında tapılan O'dur; bağ, gül, bülbül, sema, sevgili, hepsi bahanedir, aranılan O'dur.”
    Hz. Mevlâna
    Kur’an-ı Kerim’de dua ile ilgili iki yüzden fazla âyet olması, Cenab-ı Hakk’ın; “De ki, dualarınız olmasaydı rabbimin indinde ne değeriniz olurdu?” buyurması, duanın öneminin ne kadar büyük olduğunu gösterir. Peygamber Efendimiz’in de dua hakkında “Dua ibadetin özüdür” gibi sayısız hadis-i şerifi vardır. Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’den intikal eden örnek dualara göre evliyâ-yı kirâm da kendi yollarına uygun dualar tertip etmişlerdir.
    Belli vakitlerde muntazaman ve devamlı okunan dualara “vird” veya “virdler” mânasına “evrad” denilir. Her büyük şeyhin özel ilahî ilham ve işaretlerle tertip edip okumayı âdet ettiği, müritlerinin de muntazaman okumaya devam ettikleri virdleri vardır. Bunlara “hizb” de derler ki, şeyhin ismine izafetle veya okunuş amacına uygun isimlerle tanınıp anılırlar. Evrâd-ı Bahaiye, Vird-i Nureddin Cerrahi, Evrâd-ı Şazeliyye, Hizbü’n-Nasr, Hizbü’t-tevessül gibi...
    Bu virdler, şeyhlere gelen ilham üzerine düzenlenmiştir. Peygamber Efendimiz; az da olsa devamlı olarak yapılan ibadetin, devamlı olmayan çok ibadetten daha hayırlı olduğunu buyurmuştur. Bu yüzden ibâdet ve duaların devamlı olmasına çok önem verilmiş, özellikle belli vakitlerde tekrar edilmesine özen gösterilmiştir. Hatta virdler, okunacağı vakit bakımından Hizbü’l-fecr, Virdü’s-seher, Virdü’l-işrak gibi isimlerle de anılmışlardır.
    Mevlâna Celaleddin Rûmî Hazretleri’nin de bazı sûre, âyet ve Peygamber Efendimiz’den gelen bazı dualardan terkip ve tertip olunmuş bir virdi vardır. Hz. Mevlâna'yı sevenler, onun yolundan gidenler onun mübarek dualarını asırlardır okuya gelmişler ve dillerine vird edinmişlerdir. Bu itibarla evrâd için; mevlevî âdâb ve erkânının başlangıcını teşkil etmektedir, denilebilir.
    “Evrâd-ı Mevlâna (Mevleviyye)” denilen bu meşhur virdin değişik kütüphanelerde, birçok yazma nüshası vardır. Biz bu çalışmada S.Ü. Selçuklu Araştırmaları Merkezi kütüphanesinde bulunan nüshayı günümüz kültür hayatına kazandırmak istedik. Bunu yaparken de evrâdın sadece tıpkıbasımıyla yetinmedik. Mânasının anlaşılabilmesi için orijinal metnin yanına Türkçe meâlini de koymayı uygun gördük. Ayrıca eski yazıyı okumakta güçlük çeken ya da okumayı bilmeyenler için de Arapça metnin Latinize okunuşunu da çalışmamıza ekledik.
    Bu naciz çalışmanın Hz. Mevlâna’nın “ibadet ve dua” kavramına ilişkin yönünün anlaşılmasına katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.

     

    Allah Teala’nın mübarek isminin yardımı niyetiyle
    Evrâd-ı Şerîfe’ye başlarım.
    “Er-Rahmân” dünyada kullarına nimet verici,
    “Er-Rahîm” ahirette yalnız müminlere cennetle ikram edicidir.
    ********
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Allâhümme ente’s-selâm 2. Ve minke’s-selâmü. 3. Ve ileyke yeûdü’s-selâm. 4. Fe hayyinâ Rabbenâ bi’s-selâm. 5. Ve edhılnâ dârake dâra’s-selâm. 6. Tebârakte Rabbenâ bi’s-selâm 7. Ve teâleyte leke’l-hamd ü yâ zelcelâli ve’l-ikrâm. 8. Sübhâneke mâ ‘abednâke hakka ibâdetike yâ ma’bûd. 9. Sübhâneke mâ ‘arafnâke hakka ma’rifetike yâ ma’rûf. 10. Elhamdü lillâhi ale’t-tevfîk.
    ***************
    1.-3. Ey Allah’ım, zatı ayıptan ve sıfatı noksandan ve kötü fiillerden pâk ve sâlim olan ve kullarını korkulu şeylerden kurtarıcı sensin. Dinî ve dünyevî âfetlerden ve kahır eserlerinden iki cihanda selâmet ve kurtuluş sendendir. İki cihanda selamet, sana dönüşe ve kavuşmaya bağlıdır. 4. Ey Rabbimiz, bizi korkunç şeylerden muhafaza buyur ve selametle ebedî hayata eriştir. 5. Bizi fazlınla ve lütfunla ‘Darüsselam’ ismiyle isimlendirilen cennetine koy. 6. Sen selamet, bereket ve ihsan sahibisin. 7. Ey azamet, celâl, ikram ve cemal sahibi olan Allah’ım! Zatınla, ef’âlinle, sıfatınla herkesten ve her şeyden yücesin. Bütün hamd ve senâ ancak sana mahsustur. 8. Ey yücelerden yüce Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan takdis ve tenzih ediyoruz ki, zat-ı pâkine layık ibadetle sana kulluk edemedik. 9. Ey nimet vermek ve ihsan etmekle tanınmış olan Allah’ım. Seni hakikatin üzere bilemedik. 10. Her türlü övgü, bizleri hayra ve ma’rifetullah’a muvaffak kılan Allah’a mahsustur.

     

     

     

     

     

     

     

    11. Ve estağfirullâhe ale’t-taksîr. 12. Eşhedü en lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerike leh. 13. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. La ilâhe illallâhü lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayru ve hüve âlâ külli şey’in kadîr. 14. Lâ ilâhe illallâhü lehü’n-ni’metü ve lehü’l-fadlü ve lehü’s-senâü’l-hasen. Lâ ilâhe illallâhü sâhıbü’l-vahdâniyyeti’l-kadîmiyyeti’l-ezeliyyeti’l-ebediyyeh. 15. Lâ ilâhe illallâhü velâ na’büdü illâ iyyâhü muhlisîne lehüddîne velev kerihe’l-kâfirûn. 16. Allâhümme lâ mâni’a limâ a’tayte velâ mu’tıye limâ menâ’te velâ hâdiye limâ azlelte. 17. velâ mudille limâ hedeyte 18. velâ râdde limâ kazeyte 19. Velâ mübeddile limâ hakemte 20. Velâ yenfe’u ze’l-ceddi minke’l-ceddü 21. Bismillâhi
    *********
    11. Yüksek ve ulu dergâhından her bir günahım için mağfiret isterim. 12. Ben şehadet ederim ki, gerçekten ibadete layık ve müstahak Allah Teâlâ’dan başkası yoktur. İbadete layık ve müstahak Allah Teâlâ Hazretleridir. 13. Zatında eşsiz olup fiillerinde ve sıfatında ortak ve benzeri olmadığı halde, ben şehadet ederim ki, gerçekten Hazreti Muhammed (s.a.v.) Allah Teâlâ’nın kulu ve elçisidir. İbadet ancak Allah’adır. Öyle Allah ki, mülk ona mahsustur. Öyle Allah ki, hamd O’na mahsustur. Öldürmek ve diriltmek O’na mahsustur. Allah zatında sonsuz hayat ile diri olup O’na asla ölüm erişmez ve zeval gelmez. Bütün hayırlar, iyilikler onun kudret elindedir. O Allah Teâlâ’nın her şeye gücü yeter. Kudretinin yetmediği ve erişmeyeceği bir şey yoktur.” 14. Allah’tan başka ilah yoktur. Nimet vermek, karşılıksız ihsan ve yardım etmek ona mahsustur. Bütün övgü ve güzellikler O’na mahsustur 15. İbadete layık ancak Allah’tır ki; vahdaniyyet, ferdiyyet, kadîmiyyet, ezeliyyet ile ebediyyet O’nundur. İbadete layık ve müstahak Celâl sahibi olan Allah’tır. Kafirler beğenmeselerde dini Allah’a tahsis ederek samimiyetle ibadeti ancak O’na yaparız. 16. - 20. “Ey mabudum, senin ihsan edip bağışladığın şeyi engellemeye hiç kimsenin gücü yetmez. Senin vermediğin şeyi vermeye de kimsenin gücü yetmez. Kaza ve kaderini kimse geri çeviremez. Sapıklığa düşürdüğün kimseyi, hiç kimse hidayete eriştiremez. Senin hidayete ulaştırdığınıda hiç kimse saptıramaz. Dünya ve ahiret işlerinde senin hükmeylediğin şeyi değiştirici yoktur. Zengin olanlara zenginlikleri fayda etmez. Zenginlik, senin fazlınla meşgul olmaktır.

     

     

     

    Ellezî lâ yedurru me’a ismihî şey’ün fi’l-ardı velâ fi’s-semâi ve hüve’s-semî’u’l-alîm. 22. Bismillâhi âlâ nefsî ve dînî. 23. Bismillâhi âlâ ehlî ve mâlî. 24. Bismillâhi âlâ mâ a’tânî. 25. Rabbî Allâhü Rabbî velâ üşrikü bihî şey’â. Allâhü e’azzü ve ecellü mimmâ ehâfü ve ahzeru azze câruke ve celle senâüke ve tekaddeset esmâüke velâ ilâhe ğayruk. 26. Allâhümme innî e’ûzü bike min şerri nefsî ve min şerri gayrî 27. Ve min şerri külli cebbârin anîd. 28. Ve min şerri külli şeytânin merîd. 29. İnne velîy’ellâhü’l-lezî nezzele’l-kitâbe vehüve yetevelles sâlihıyn. 30. Fe in tevellev fekul hasbiyellâhü lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbü’l-arşil azîm. 31. Lâ ilâhe illâ hüve’l-hakîmü’l-kerîm. 32. Sübhânallâhi Rabbi’l-’arşi’l-’azîm.
    *********
    21. Allah’ın adıyla başlarım ki, O’nun ismiyle başlayan bir işe yerdeki ve gökteki hiçbir şey zarar veremez. O, her şeyi işiten ve bilendir. 22. Ben, canım için ve dinim için Bismillah derim. 23. Ben, ailem ve malım üzerine Hak Teâlâ’nın mübarek ismini anarım. 24. Rabbimin bana fazl ve kereminden bağışladığı şey üzerine ona bürünerek sığınak ve korunak buluyorum. 25. Allah, Rabbimdir ki; ona hiçbir şeyi ortak koşmam. O, benim korkup çekindiğim şeylerin hepsinden daha yüce, daha ulu, daha kuvvetli ve gâliptir. Eşi ve benzeri yoktur. Senin imdad ve yardım eylediğin kimse, düşmanına galip oldu. Seni övmekte âlem aciz ve bütün yaratılmışların dili kısırdır. İsimlerin eksikliklerden uzak ve temizdir. Ululuk, ferdiyet ve vahdaniyet zatına mahsustur. Senden başka ilâh yoktur. 26. Allah’ım! Ben nefsimin şerrinden ve hilesinden sana sığınıyorum. 27. Her bencil ve kibirli, inatçı, zararlı olan kimselerin şerlerinden de sana sığınıyorum. 28. Her bir şeytan ve inatçı cinlerin şerrinden de sana sığınıyorum. 29. Gerçekten benim sahibim, yardımcım ve yaratıcım o Allah’tır ki, Kur’an’ı ahir zaman peygamberi olan Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz’e indirip ihsan eyledi. 30. Öyle Celal sahibidir ki, iyi ve ibadet edici kullarının her halükârda yardımcısıdır. Eğer sana iman etmekten yüz çevirirlerse şöyle söyle: ‘Allah bana kâfidir ve ondan başka ilâh yoktur. Yalnız O’na güvendim, O’na dayandım. O yüce arşın sahibidir.’ 31. O’nun cömertliği ve ihsanı bana bol bol yeter. 32. Yüce arşın Rabbi olan Allah’ı noksanlardan tenzih ederim.

     

     

     

     

    33. Ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-’âlemîn. 34. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehû ilâhen vahiden. 35. Ehaden ferden sameden vitran Rabben lem yettehız sâhıbeten velâ veledâ. 36. Yâ men la yeşğulühû sem’un an sem’ın ya men la yahtelifü aleyhi’l-lüğâtü. 37. Ezignâ berde afvike ve halâvete mağfiretik.
    Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Ve ilâhüküm ilâhün vâhidün lâ ilâhe illâ hüve’r-rahmânü’r-rahîm. 2. Allâhü lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmü. Lâ te’huzühû sinetün velâ nevm. Lehû mâ fî’s-semâvâti vemâ fi’l-’ardı. Men zellezî yeşfe’u ındehû illâ bi iznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm. Velâ yühıytûne
    *********
    33. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. 34. Kendisinden başka bir ma’bud ve ilâh yoktur; 35. O, varlığında tekdir. Herkes O’na muhtaç olup O, kimseye muhtaç değildir. O, arkadaş, çoluk çocuk edinmemiştir. 36. Ey bir şeyi işitmesi başka, bir şeyi işitmesine engel olmayan, dillerin farklılığı kendine zor gelmeyen, her konuşmayı anlayan, her dili bilen Rabbimiz! 37. Bize affının şerbetini içir ki, isyan ateşiyle yanmış gönüllerimizin harareti sönsün. Affının sofrasının tadını bize tattır da aç gönüllerimiz doysun.
    Taşlanmış şeytânın şerrinden Allah’a sığınırım.
    Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
    1. Hepimizin ilahı tek bir Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. O, hem Rahmân’dır, hem Rahîm’dir. (Neml:30) 2. Allah ki O’ndan başka ilâh yoktur. O diridir. Zâtiyle ve kemâliyle kâimdir. O’nu ne uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. O’nun izni olmadıkça huzurunda şefât edecek olan kimdir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun ilminden, yalnız kendisinin dilediğinden başka, hiçbir şeyi kavrayamazlar.

     

     

     

     

     

     

    Bi şey’in min ilmihî illâ bimâşâe. Vesia kürsiyyühü’s-semâvâti ve’l-arda velâ yeûdühû hifzuhumâ ve hüve’l-’aliyyü’l- azîm. 3. Lâ ikrâhe fiddîni kad tebeyyene’r-ruşdü mine’l- ğayy. Femen yekfur bi’t-tâğûti ve yü’min billahi fekadi’stemseke bi’l-’urveti’l-vüskâ. le’nfisâme lehâ. Vallâhü semî’un alîm. (Bakara: 256) 4. Allâhü veliyyü’l-lezîne âmenû yuhricühüm mine’z-zulümâti ile’n-nûri ve’l-lezîne keferû evliyâühümü’t-tâğûtü yuhricûnehüm mine’n-nûri ile’z-zulümâti ülâike ashâbü’n-nâri hüm fîhâ hâlidûn. (Bakara: 257) 5. Lillâhi mâ fi’s-semâvâti vemâ fi’l-ardı ve in tübdû mâ fî enfüsüküm ev tuhfûhü yuhâsibküm bihillâhü feyağfiru limen yeşâü ve yü’azzibü men yeşâ’ vallâhü âlâ külli şey’in kadîr (Bakara: 284)
    *********
    O’nun Kürsî’si, gökleri ve yeri içine alır. Bunları koruyup gözetmek O’na zor da gelmez. O, çok yüce, çok büyüktür.(Bakara:255) 3. Dinde zorlama yoktur. Artık hakk ile bâtıl iyice meydâna çıkmıştır. Putları inkâr edip de Allah’a inanan kimse, kopması (mümkün) olmayan en sağlam kulpa sarılmıştır. Allah, her şeyi işitendir, bilendir.(Bakara:256) 4. Allah, îmân edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin dostları ise şeytandır; onları aydınlıklardan karanlığa sürükler. Onlar cehennemliklerdir; orada ebedî kalıcıdırlar.(Bakara: 257) 5. Göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) Allah’ındır. İçinizdekileri açıklasanız da, gizleseniz de Allah ondan ötürü sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azâbeder. Allah her şeye kâdirdir.(Bakara:284)

     

     

    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Âmene’r-rasûlü bimâ ünzile ileyhi min Rabbihî ve’l-mü’minûn. Küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih. Lâ nüferriku beyne ehadi’n-min rusülih. Ve kâlû semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.(Bakara: 285) 2. Lâ yüke’l-lifüllâhü nefsen illâ vüs’ahâ. Lehâ mâ kesebet ve aleyhâ me’ktesebet. Rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ. Rabbenâ velâ tahmi’l-’aleynâ ısran kemâ hameltehû ale’l-lezîne min kablinâ. Rabbenâ velâ tühammilnâ mâ la tâ kate lenâ bih. Va’fü annâ. Vağfîr lenâ. Verhamnâ. Ente Mevlânâ fensurnâ ale’l-kavmi’l-kâfirîn. (Bakara: 286) 3. Rabbenâ lâ tüziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâveheb lenâ min ledünke rahmeh. İnneke ente
    *********
    1. O Peygamber de Rabb’inden kendisine indirilene imân etti, mü’minler de îmân ettiler. Hepsi, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. O’nun peygamberleri arasında ayırım yapmayız. Mü’minler: ”Duyduk ve de uyduk, Rabb’imiz, mağfiretini dileriz, son dönüş ancak sanadır.” dediler.(Bakara: 285) 2. Allah, her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. (Herkesin) kazandığı (hayır) kendi fâidesine, kazandığı (şer de) kendi zarârınadır. Rabb’ imiz! Eğer unutursak yahut yanılırsak yaptıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabb’imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabb’imiz, gücümüzün yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı da bize yardım eyle. (Bakara: 286) 3. Rabb’imiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Katından bize rahmet bahşet. Şüphesiz bağışı en çok olan sensin sen. (Âl-i İmrân: 8)

     

     

     

     

     

     

     

     

    el-Vehhâb. (Alî İmran: 8) 4. Rabbenâ inneke câmi’u’n-nâsi liyevmi’n lâ raybe fîyh. İnnellâhe lâ yuhlifü’l-miy’âd. (Âl-i İmrân: 9) 5. Ellezîne yekûlûne Rabbenâ innenâ âmennâ fağfirlenâ zünûbenâ vekınâ azâbe’n-nâr. (Âl-i İmrân:16) 6. E’s-sâbirîne ve’s-sâdikîne ve’l-kânitîyne ve’l-münfîkîne ve’l-müsteğfîrîne bi’l-eshâr. 7. Şehidellâhü ennehû lâ ilâhe illâ hüve ve’l-melâiketü ve ûlü’l-’ılmi kâimen bilgıst. Lâ ilâhe illâ hû ve’l-’azîzü’l-hakîm. 8. İnne’d-dîne inde’l-lâhi’l-İslâm. 9. Fe keyfe izâ cema’-nâhüm li yevmin lâ raybe fîhi ve vüffiyet küllü nefsin mâ kesebet vehüm lâ yuzlemûn. 10. Kuli’l-lâhümme mâlike’l-mülki tu’ti’l-mülke men teşâü. Ve tenzi’u’l-mülke mimmen teşâü ve tüızzü men teşâü ve tüzillü men teşâü biyedike’l- hayr. İnneke âlâ külli şey’in
    *********
    4. Rabb’imiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, (kıyamette) insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah, asla sözünden dönmez (Âl-iİmrân: 9) 5. Onlar, (müttakîler) “Biz şüphesiz iman ettik. Artık günahlarımızı bağışla ve bizi (o) âteşin azabından koru.” diyenler. 6. Sabredenler, dürüst olanlar, Allah’a (itaâtle) boyun eğenler, (muhtaçlara) infak edenler, seherlerde Allah’dan mağfiret dileyenlerdir. 7. Allah adaleti ayakta tutarak (delilleri ile) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur, melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) O, çok güçlüdür. Mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. (Âl-i imrân: 18) 8. Allah katında hakk din, şüphesiz, İslâm’dır. (Âl-i imrân: 19) 9. Fakat, onların gelmesinde şüphe edilmeyen bir gün için topladığımız ve hiçbir haksızlığa uğramaksızın herkese kazandığı şeyler tastamam ödendiği zaman onların halleri nice olur. (Âl-i İmrân: 25) 10. (Rasûlüm!) de ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin. (Âl-i İmrân: 26)

     

     

     

     

     

     

    kadîr. 11. Tûlicü’l-leyle fi’n-nehâri ve tûlicü’n-nehâra fi’lleyli ve tuhricü’l-hayye mine’l-meyyiti ve tuhricü’l-meyyite mi-ne’l-hayy. 12. Ve terzuku men teşâü biğayri hısâb.
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Elhamdü lillâhillezî haleka’s-semâvâti ve’l-arda ve ceale’z-zulümâti ve’n-nûr. 2. Sümme’l-lezîne keferû bi rabbihim ya’dilûn. (En’am: 1) 3. Hüve’llezî halekaküm min tîn 4. Sümme kadâ ecele’n ve ecelün müsemme’n indehû sümme entüm temterûn. (En’am: 2) 5. Ve hüve’llâhü fi’s-semâvâti ve fi’l-ardı ya’lemü sirraküm ve cehraküm ve ya’lemü mâ teksibûn. (En’am: 3)
    *********
    11. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. 12. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.
    Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
    1. Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vâr eden Allah’a mahsustur. 2. (Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâlâ putları) Rabb’leri ile denk tutuyorlar. (En’am: 1) 3. Sizi bir çamurdan yaratan. 4. Sonra ölüm zamanını takdir eden O’dur. Bir de O’nun katında ma’lûm bir ecel (Kıyamet eceli) vardır. Sonra da, hâlâ (Kıyamet hakkında) Şüphe edersiniz ha! (En’am: 2) 5. Göklerde de, yerde de Tek ilâh O’dur. Sizin içinizi de bilir, dışınızı da. O, hayır ve şerden ne kazanacağınızı da bilir. (En’am: 3)

     

     

     

     

     

     

     

     

    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Yâ sîn. 2. Ve’l-Kur’âni’l-hakîm. 3. İnneke lemine’l-mürselîn. Âlâ sırâtı’n müstakîm. 4. Tenzîle’l-’azîzi’r-rahîm. 5. Litünzira kavmen mâ ünzira âbâühüm fehüm ğâfîlûn. 6. Lekad hakka’l-kavlü âlâ ekserihim fe hüm lâ yü’minûn. 7. İnnâ ce’alnâ fi a’nâkıhim ağlâlen fehiye ile’l-ezkâni fehüm mukmehûn. 8. Ve ce’alnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe ağşeynâ hüm fehüm lâ yübsırûn. 9. Ve sevâün aleyhim e-enzerte hüm em lem tünzir hüm lâ yû’minûn. 10. İnnemâ tünziru meni’t-tebe’az zikra ve haşiye’r-rahmâne bi’l-ğayb, febe’ş-şir hü bi mağfiratin ve ecrin kerîm. 11. İnnâ nahnü nuhyi’l-mevta ve nektü-bü mâ kaddemû ve âsârahüm.
    *********
    Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Yâ sîn. 2. Hikmet dolu Kur’ân hakkı için, 3. Sen şüphesiz peygamberlerdensin. Doğru yol üzerindesin. 4. (Bu Kur’an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 5. Ataları uyarılmamış. Bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir. 6. Andolsun ki onların çoğu cezayı hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar. 7. Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır. 8. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler. 9. Onları (azâb ile) uyarsan da,uyarmasan da onlar için birdir; îmâna gelmezler. 10. Sen ancak zikre (Kur’ân’a) uyan ve görmediği halde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiretle ve pek güzel bir mükâfatla müjdele. 11. Şüphesiz ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfûz’da) sayıp yazmışızdır.

     

     

     

     

     

     

     

    Ve külle şey’in ahsaynâhü fî imâmi’n mübîn. 12. Vadrib lehüm mesele’n ashâbe’l-karyeh. İz câe he’l-mürselûn. 13. İz erselnâ ileyhimüsneyni fekezzebû hümâ fe’azzeznâ bisâlisin fekâlû innâ ileyküm mürselûn. 14. Kâlû mâ entüm illâ beşerun mislünâ ve mâ enzele’r-rahmânü min şey’in in entüm illâ tekzibûn. Kâlû Rabbünâ ya’lemü innâ ileyküm lemürselûn. 15. Vemâ aleynâ ille’l-belâğu’l-mübîn. 16. Kâlû innâ tedayyernâ bi küm lein lem tentehû lener-cümenneküm vele-yemessenneküm minnâ azâbün elîm. 17. Kâlû tâiruküm me’aküm ein zük-kirtüm bel entüm kavmü’n müsrifûn. 18. Ve câe min aksa’l-medîneti racülün yes’â. Kâle yâ kavmit-tebi’ü’l-mürselîn. 19. İttebi’û men lâ yes’elüküm ecra’n ve hüm mühtedûn
    *********
    12. (Ey Habîbim!) İnsanlara şu kasaba ahâlisini misâl getir: Hani onlara elçiler gelmişti. 13. İşte o zaman biz onlara iki elçi göndermiştik, onlar ikisini de yalanladılar. Bunun üzerine bir üçüncü elçi gönderdik. Onlar: “Biz size gönderilmiş Allah elçileriyiz!” dediler. Onlar: “Siz bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Hem Rahmân herhangi bir şey de indirmedi. Siz sâdece yalan söylüyorsunuz.” dediler. 14. Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz. 15. (Elçiler): Dediler ki; Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz. 16. Bize düşen (vazife) apaçık bir tebliğdir, dediler. 17. Bunun üzerine onlar (kasabalılar);” Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. (Bu hal ve hareketlerinizden) vazgeçmezseniz andolsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size acıklı bir kötülük dokunacaktır.” dediler. 18. Elçiler şöyle cevap verdi: ”Uğursuzluğunuz kendinizdedir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bil’akis siz haddi aşan (aşırı giden) bir milletsiniz.” 19. Derken şehrin öbür ucundan (tâ kenar mahalleden) koşarak bir adam geldi; “Ey kavmim bu gönderilmiş olanlara (elçilere) uyun.“ dedi. 20. Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun.Çünkü onlar hidâyete ermiş kimselerdir.

     

     

     

     

     

     

    20. Ve mâ liye lâ a’büdü’l-lezî fetaranî ve ileyhi türce’ûn. 21. E-ettehızü min dûnihî âlihete’n in yüridni’r-rahmânü bidurrin lâ tuğni annî şefâatü-hüm şey’en velâ yünkızûn. 22. İnnî izen lefî dalâlin mübîn. 23. İnnî âmentü bi rabbiküm fesmeûn. 24. Kîle’dhüli’l-cenneh. Kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn. 25. Bi-mâ ğaferalî Rabbî ve ce’alenî min’el-mükramîn. 26. Ve mâ enzelnâ âlâ kavmihî min ba’dihî min cündi’n mine’s-semâi ve mâ künnâ münzilîn. 27. İn kâne’t illâ sayhate’n vâhidete’n fe-izâhüm hâmidûn 28. Yâ hasrate’n ‘ale’l-’ıbâd. Mâ ye’tîhim min rasûlin illâ kânû bi hî yestehziûn. 29. Elem yerav kem ehleknâ kablehüm mine’l-kurûni ennehüm ileyhim lâ yerciûn. 30. Ve in küllü’n lemmâ cemiy’un ledeynâ muhdarûn. 31. Ve âyetü’n lehümü’l-
    *********
    20. Ben, beni yaratana ne diye kuluk etmeyecekmişim? Halbûki hepiniz O’na döndürülüp götürüleceksiniz. 21. O’nu bırakıp başka tanrılar mı edineyim? Rahmân olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefâati bana hiçbir fayda vermez. Onlar beni kurtaramazlar. 22. İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum. 23. Şüphesiz ben, Rabb’inize inandım, artık sözümü dinleyin. 24.-25. “Gir cennete!” denildi. (O da): “Keşke, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikramına mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!” demişti. 26.-27. Biz ondan sonra, O’nun milletini helâk etmek için kavminin üzerine gökten herhangi bir ordu indirmedik, indirecek de değildik. 28. (Onları helak eden) sadece tek bir sayhadan (Korkunç bir ses) başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverip gittiler. 29. Yazıklar olsun şu kullara ki! Kendilerine hangi peygamber gelse hemen onunla alay etmeye kalkışırlar. 30. Onlar (müşrikler), kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, bunların bir daha kendilerine (dünyâya) dönmediklerini görmüyorlar mı? 32. Onların hepsi de toptan bizim huzurumuza getirileceklerdir.

     

     

     

     

     

     

     

     

    ardu’l-meyteh. Ahyeynâ hâ ve ahracnâ minhâ habbe’n feminhü ye’külûn. 32. Ve ce’alnâ fîhâ cennâtin min nahîli’n ve a’nâbi’n ve feccernâ fî hâ mine’l-’uyûn. 33. Li-ye’külû min semerihî ve mâ ‘amilet-hü eydîhim efelâ yeşkürûn. 34. Sübhâne’l-lezî hale-kal ezvâce küllehâ mimmâ tünbitü’l-ardu ve min en-füsihim ve mimmâ lâ ya’lemûn. 35. Ve âyetü’n lehümü’l-leylü neslehu min-hü’n-nehâra feizâ hüm muzlimûn. 36. Ve’ş-şemsü tecrî li müstekarri’n lehâ zâlike takdîru’l-’azîzi’l-’alîm 37. Ve’l-kamera kaddernâ hü menâzile hattâ ‘âde ke’l-’urcûni’l-kadîm. 38. Le’ş-şemsü yenbeğî lehâ en tüdrike’l-kamera ve le’l-leylü sâbiku’n-nehâr. Ve küllü’n fî feleki’n yesbehûn. 39. Ve âyetü’n lehüm ennâ hamelnâ zürriyyetehüm fi’l-fülki’l-meşhûn. 40. Ve haleknâ lehüm
    *********
    33. İşte onlara bir delil: Ölü toprağa yağmurla hayat verdik, ondan dâneler çıkardık da onlar, bundan yerler. 34. Biz orada (yer yüzünde) nice nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık. İçlerinde birçok pınarlar fışkırttık. 35. Ta ki, onun meyvelerinden ve ellerinin emekleri olan mahsullerden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyecekler mi? 36. Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden çift çift yaratan Allah her türlü eksikliklerden münezzehtir. 37. Gece de onlara bir ibret alâmetidir. Gündüzü ondan sıyırır çıkarırız da karanlıkta kayboluverirler. 38. Güneş de (bir nişânedir ki) kendi yörüngesinde seyreder gider.İşte bu, azîz ve alîm olan Allah’ın takdiridir. 39. Biz Ay için de birtakım yörüngeler tayîn ettik. Sonunda o, eski, kuru ve eğri bir hurma dalı gibi hilâl olur da geri döner. 40. Ne Güneş, Ay’a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Hepsi de ayrı ayrı bir yörüngede yüzerler. 41., 42. Onlar için bir ibret de zürriyyetlerini, o dopdolu gemilerle, taşımamız ve kendilerine bunun gibi daha nice binecekleri şeyler yaratmış olmamızdır.

     

     

     

     

     

     

    min mislihî mâ yerkebûn 41. Ve in neşe’ nuğrighüm felâ sariha lehüm velâhüm yünkızûn. 42. İllâ rahmete’n minnâ ve metâ’an ilâ hîn. 43. Ve izâ kîle le hümü’ttekû mâ beyne eydîküm vemâ halfeküm le’alleküm türhamûn. 44. Ve mâ te’tîhim min âyetin min âyâti Rabbihim illâ kânû anhâ mu’rizîn. 45. Ve izâ kıyle le hüm enfîkû mimmâ razekakümü’l-lâhü kale’l-lezîne keferû li’l-lezîne âmenû enut’ımü men lev yeşâu’l-lâhü et’ameh. İn entüm illâ fî dalâli’n-mübîn. 46. Ve ye’kûlûne metâ hâze’l-va’dü in küntüm sâdikîn. 47. Mâ yenzurûne illâ sayhate’n vâhidete’n te’huzühüm ve hüm yehıssımûn. 48. Felâ yestetî’ûne tavsıyete’n ve lâ ilâ ehlihim yerci’ûn. 49. Ve nüfiha fi’s-sûri feizâ hüm mine’l-ecdâsi ilâ Rabbihim yensilûn. 50. Kâlû yâ ve’y-lenâ men
    *********
    41. Eğer dilersek, onları, suda boğarız. O zaman ne onların imdadına yetişen olur, ne de onlar kurtarılırlar. 42. Ancak bizim tarafımızdan, bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır. 43. Onlara, “yaptığınız ve yapmakta olduğunuz işler de Allah’dan korkun, umulur ki merhamete nail olursunuz“ denildiği zaman aldırmazlar. 44. Onlara Rabb’lerinin âyetlerinden bir âyet gelmeye görsün, ille de ondan yüz çevirmişlerdir. 45. Onlara “Allah’ın size verdiği rızıklardan (hayır yolunda) sarf ediniz“ denildiği vakit o kâfirler, mü’minlere: ”Allah’ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Doğrusu siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.” derler. 46. Ve yine derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ne zaman gerçekleşecektir?” 47. Onlar, biribirleriyle çekişip dururken aslında kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar. 48. Artık onların ne bir vasiyette bulunmaya, ne de ailelerine dönmeye güçleri yeter. 49. Nihayet kıyamet sûr’u üflendiğinde hemen onlar kabirlerinden kalkıp Rabb’larına koşarlar. 50. İşte o zaman “(vay hâlimize!) kabrimizden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın vaadettiğidir. Meğer peygamberler ne doğru söylemişler.” derler.

     

     

     

     

     

    be’asenâ min merkadinâ. Hazâ mâ ve’ade’r-rahmânü ve sadeka’l-mürselûn. 51. İn kâne’t illâ sayhate’n vâhidete’n feizâ hüm ce-mî’un ledeynâ muhdarûn. 52. Fe’l-yevme la tuzlemü nefsün şey’en velâ tüczevne illâ mâ küntum ta’melûn. 53. İnne ashâbe’l-cenneti’l-yevme fî şuğulin fâkihûn. 54. Hüm ve ezvâcühüm fî zılâlin ale’l-erâiki müttekiûn. 55. Le hüm fihâ fâkihetü’n ve lehüm mâ yedde’ûn. 56. Selâmü’n kavle’n min-Rabbi’r-rahîm. 57. Ve’mtâzü’l-yevme eyyühe’l-mücrimûn. 58. Elem ‘a’hed ileyküm yâ benî Âdeme en lâ ta’büdü’ş-şeytân. İnnehû leküm adüvvü’n mübîn. 59. Ve eni’ büdûnî. Hazâ sırâtu’n müstekîm. 60. Ve lekad edalle min-küm cibille’n kesîra’n efelem tekûnû ta’kılûn 61. Hâzihî cehennemü’l-letî küntüm tû’adûn 62. Islev-he’l-yevme bimâ küntüm
    *********
    51. Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi topyekûn ve derhal huzurumuzda hâzır bulundurulurlar. 52. Artık o gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz de orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız. 53. Doğrusu, o gün cennetlikler, gerçekten ni’metler içerisinde safâ sürerler. 54. Kendileri de, zevceleri de cennet gölgeleri altında, tahtların üstüne kurulurlar. 55. Orada, onlar için her türlü meyve vardır. Bütün arzuları (derhal) yerine getirilir. 56. Onlara pek merhametli Rabb’in (bizzat) söylediği selâm vardır. 57. (Cehennemliklere) “Ey günahkârlar, bugün siz (cennetliklerden) ayrılın denir. 58. (Allah Teâlâ) Ey Âdemoğulları! Ben size şeytâna tapmayın, çünkü o size apaçık bir düşmandır, demedim mi? 59. Ve “ bana kulluk edin; işte dosdoğru yol budur.”diye size emretmedim mi? 60. Andolsun ki şeytan sizden nice nesilleri kandırıp saptırdı. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz? 61. İşte bu size va’dedilen cehennemdir. 62. İnkârınız sebebiyle bugün girin oraya.

     

     

     

     

     

     

     

    tekfürûn. 63. El-Yevme nahtimü ‘âlâ efvâhi-him ve tükellimünâ eydîhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn. 64. Velev neşâü letamesnâ ‘âlâ a’yü-nihim festebeku’s-sırâta fe ennâ yübsırûn. 65. Velev neşâü lemesahnâhüm âlâ mekânetihim femestetâ’û mudıyye’n ve lâ yerciûn. 66. Ve men nüammir hü nünekkis hü fi’l-halkı efelâ ya’kılûn. 67. Ve mâ alle’mnâhü’ş-şi’ra ve mâ yenbeğî leh in hüve illâ zikrun ve Kur’ânü’n mübîn. 68. Liyünzira men kâne hayyen ve yehıkka’l-kavlü ale’l-kâfirîn. 69. Evelem yerav ennâ halaknâ lehüm mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe-hüm lehâ mâlikûn. 70. Ve zellelnâ hâ lehüm feminhâ rakûbühüm ve minhâ ye’külûn. 71. Ve lehüm fihâ menâfi’u ve meşâribü, efelâ yeşkürûn. 72. Ve’t-tehazû min dûni’l-lâhi âlihete’n le’alle hüm yünsarûn.
    *********
    63. İşte o gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır; ayakları da şâhidlik eder. 64. Dileseydik gözlerini büsbütün kör ederdik de yolu bulmak için uğraşıp didişirlerdi. Ama, nasıl görebilirlerdi? 65. Dileseydik onları oldukları yerde dondururduk da ne ileri gidebilirler, ne de geri dönebilirlerdi. 66. Biz kime uzun ömür verirsek, biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç düşün müyorlar mı? 67. Biz Muhammed (s.a.v.)’e şiir de öğretmedik. Zâten O’na şiir yakışmaz da. O’nun söyledikleri, Allah’tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır. 68. (O söz), kalbi diri olanları uyarsın ve kâfirler cezayı haketsinler diye. 69. Onlar görmüyorlar mı ki (kudret) ellerimizle kendileri için birçok hayvan yarattık da onlara sâhip oldular. 70. Bu hayvanları onların emrine verdik, onların bir kısmını binek olarak kullanırlar; bir kısmını da besin olarak yerler. 71. Bu hayvanlarda onlar için daha nice faydalar ve içecek (süt) ler vardır. Hâlâ şükretmezler mi? 72. Onlar Allah’ı bırakıp da, kendilerine yardımı dokunur diye, başka tanrılar edindiler.

     

     

     

     

     

     

     

    73. La yestetıy’ûne nasrahüm ve hüm lehüm cündün muhdarûn. 74. Felâ yahzünke kavlühüm. İnnâ na’lemü mâ yüsirrûne ve mâ yu’linûn. 75. Evelem yera’l-insânü ennâ halaknâhü min nutfetin feizâ hüve hasîmün mübîn. 76. Ve darabe lenâ meselen ve nesiye halkah. Kâle men yuhyi’l-’ızâme vehiye ramîm. 77. Kul yuhyî hellezî enşeehâ evvele merrah. Vehüve bikülli halkı’n alîm. 78. Ellezî ce’aleleküm mine’ş-şeceri’l-ahdari naran feizâ entüm minhü tûkıdûn. 79. Eve-leysellezî halekas semâvâti ve’l-arda bi kâdirin âlâ en yahlüka mislehüm. Belâ ve hüve’l-hallâku’l-’alîm. 80. İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kün feyekûn. 81. Fe sübhânellezî biyedihî melekûtü külli şey’in ve ileyhi türceûn. (Yasin :1-81) 1. Velâ ted’u mâllâhi ilâhen âhar. Lâ ilâhe
    *********
    73. Halbuki bu ilâhlar onlara asla yardım edemezler. Aksine kendileri o tanrılar için nöbetçi askerdirler. 74. (Habîbim!) O halde O münkirlerin sözleri sakın seni üzmesin. Şüphe yok ki biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da biliyoruz. 75. İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi de hemen (bize) apaçık bir hasım kesilir, 76. Kendi yaratılışını unutarak bize “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?“ diyerek misâl getirmeye kalkışır. 77. De ki: “İlk olarak onu kim yarattı ise O diriltir. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.” 78. Yemyeşil (yaş) ağaçtan size ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz. 79. Gökleri ve yeri yaradanın, onlar gibisini (benzerini) yaratmaya gücü yetmez mi? Elbette yeter. Çünkü O,bütün mahlûkâtı yaradan ve (yaratmanın sırrını) hakkıyla bilendir. 80. O, bir şeyi yaratmak istediği zaman, O’nun yaptığı sâdece o şeye «ol» demekten ibarettir; o da hemen oluverir. 81. Herşeyin hükümranlığı elinde olan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. Siz de ancak O’na döndürüleceksiniz. (Yasin :1.-81) 1. Allah ile birlikte başka bir ilâha tapıp yalvarma!

     

     

     

     

     

     

    illâ hû. Küllü şey’in hâlikün illâ vecheh. lehü’l-hükmü ve ileyhi türceûn.(Kasas:88) 2. Velekad sebekad kelimetünâ li’ıbâdinel mürselîn. (Sâffât:171) 3. İnnehüm lehümül mensûrûn. (Sâffât:172) 4. Ve inne cündenâ lehümül ğâlibûn. (Sâffât:173) 5. Fetevelle anhüm hattâ hıyn. (Sâffât:174) 6. Ve ebsırhüm fesevfe yübsırûn. (Sâffât:175) 7. Efebi azâbinâ yesta’cilûn (Sâffât:176) 8. Feizâ nezele bisâhatihim fesâe sabâhul münzerîn. (Sâffât:177) 9. Vetevelle anhüm hattâ hıyn. (Sâffât:178) 10. Ve ebsır fe sevfe yübsırûn. (Sâffât:179) 11. Sübhâne Rabbike Rabbil i’zzeti amma yesıfûn.Ve selâmün alel mürselîn. Velhamdü lillâhi Rabbil âlemin. (Sâffât:181-182)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Yâ eyyühe’l-lezîne âmenü-ttekullâhe ve’l-tenzur nefsün mâ kaddemet
    *********
    O’ndan başka ilâh yoktur. O’nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz. (Kasas: 88) 2. Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir. 3. Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır. 4. Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir. 5. Onun için sen bir süre onlara aldırış etme. 6. Onların halini gör, onlar da göreceklerdir. 7. Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar? 8. O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan, fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur! 9. Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlara aldırma. 10. İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir. 11. Senin kudretli Rabb’in, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan münezzehtir. 12. Bütün peygamberlere selâm olsun! 13. Âlemlerin Rabb’i olan Allah’a hamdolsun. (Sâffât: 171-182)
    Taşlanmış şeytânın şerrinden Allah’a sığınırım.
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Ey îmân edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın.

     

     

     

     

     

     

    liğadin ve’ttekullâh. İnnellâhe habîrun bimâ tâ’melûn. (Haşr:18) 2. Velâ tekûnû kellezîne nesullâhe feensâhüm enfüsehüm. Ülâike hümül fâsıkûn. (Haşr:19) 3. La yestevî ashâbünnâri ve ashâbül cenneh. Ashâbül cenneti hümül fâizûn. (Haşr:20) 4. Lev enzelnâ hâzel Kur’ân’e âlâ cebelin leraeytehû hâşian mütesaddian min haşyetillâh. Ve tilkel emsâlü nadribühâ linnâsi leallehüm yetefekkerûn. (Haşr:21) 5. Hüvellâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. Alimül ğaybi veşşehâdeh hüverrahmânûr rahıym. (Haşr:22) 6. Hüvellâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. elmelikül kuddûsüs selâmül mü’minül mü-heyminül azîzül cebbârul mütekebbir. Sübhânellâhi amma yüşrikûn.(Haşr:23) 7. Hüvellâhül hâlikul bâriül musavviru lehül esmâül hüsnâ. Yüsebbihu lehû mâ fıssemâvâti
    *********
    Allah’tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır. (Haşr: 18) 2. Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir. (Haşr: 19) 3. Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. (Haşr: 20) 4. Eğer biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz. (Haşr: 21) 5. O, öyle Allah’tır ki, O’ndan başka ilâh yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. (Haşr: 22) 6. O, öyle bir Allah’tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır. Üstündür. Buyruğunu her şeye geçirendir, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. (Haşr: 23) 7. Var eden, yaratan, yarattıklarına şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu tesbîh ederler.

     

     

     

     

     

     

     

     

    ve’l-‘arz. Vehüvel azîzül hakîm.(Haşr:24) 8. Ve men yettekıllâhe yec’al lehû mahracâ Ve yerzüghü min haysü la yahtesib. Ve men yetevekkel alellâhi fehüve hasbüh. İnnallâhe bâliğu emrihi, kad cealellâhü likülli şey’in kadrâ (Talak:2-3). 9. Ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semî’uz-zikra ve yekûlûne innehû lemecnûn. (Kalem:51) 10. Vemâ hüve illâ zikrun lil’âlemîn. (Nûn:52) 11. Allahümme innî eûzü bike min şerri cemiy’ı min mahlukatike limen şâe minküm en yestekıym. 12. Vemâ teşâûne illâ en yeşâallâhü Rabbül âlemin.(Tekvir: 29) 13. Vallâhü min verâihim muhıyt. (Buruç:20) 14. Bel hüve Kur’ân ün mecîd. (Buruç:21) 15. Fi levhin mahfuz. (Buruç:22) 16. İnnehüm yekîdûne keyden. (Tarık:15) 17. Ve ekîdü keydâ. (Tarık:16) 18. Femehhilil kâfirine emhilhüm ruveydâ. (Tarık:17)
    *********
    O, galiptir, hikmet sahibidir. (Haşr: 24) 8. Kim Allah’tan korkarsa Allah, ona, bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse Allah, ona yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur. (Talak: 2, 3) 9. Doğrusu o inkâr edenler, Kur’ân’ı dinlediklerinde, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâlâ da: (kin ve hasetlerinden) “Şüphe yok o bir delidir.” diyorlardı. (Kalem: 51) 10. Oysa Kur’ân, âlemler için öğütten başka bir şey değildir. (Nûn: 52) 11. Allah’ım! İçimizden, senin yolunda istikâmet ehli olmak isteyenler hakkında yaratıklarının hepsinin şerrinden ben sana sığınırım. 12. Âlemlerin Rabb’i olan Allah, dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. (Tekvir: 29) 13. Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır. (Buruç: 20) 14.-15. Ey Muhammed! Hakikatte o (yalanladıkları, aslı) Levh-i Mahfûz’da olan şerefli Kur’ân’dır. (Buruç: 21, 22) 16.-17. Gerçekten onlar bir tuzak kuruyorlar; ben de bir tuzak kurmaktayım. Ey Muhammed! Sen kafirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak. (Tarık: 15,16,17)

     

     

     

     

    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Velleyli izâ yağşâ. 2. Vennehhâri izâ tecellâ. 3. Ve mâ halekaz zekera vel’ünsâ. 4. İnne sa’yeküm leşettâ. 5. Fe emmâ men a’tâ vettekâ. 6. Vesadde-ka bilhusnâ. 7. Fe-senü yessiruhû lil’yüsrâ. 8. Ve emmâ men bahile vesteğnâ. 9. Ve kezzebe bil husnâ. Fesenüyessiruhû lil’usrâ. 10. Vemâ yuğnî anhü mâlühû izâ teraddâ. 11. İnne aleynâ lel-hüdâ. 12. Ve inne lenâ lel’âhırate vel’ûlâ. 13. Fe-enzertüküm nâran telezzâ. 14. La yaslâhâ illel eş-kâ ellezî kezzebe ve tevellâ. 15. Ve seyücenne-bühel etkâ, ellezî yü’tî mâlehû yetezekkâ. 16. Vemâ liehadin ındehû min ni’metin tüczâ. 17. İllebtiğâe vechi Rabbihil â’lâ. 18. Velesevfe yerdâ.
    *********
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    l.-4. (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır. 5.- 7. Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız) 8.-10. Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez. 11.-12. Doğru yolu göstermek bize aittir. Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir. 13. (Ey insanlar!) Alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım. 14. O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren kötüler girer. 15.-16. Temizlenmek üzere malını hayra veren iyiler ondan (ateşten) uzak tutulur. 17. O, yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabb’inin hoşnutluğunu gözeterek yapmıştır. 18. Elbette kendisi de hoşnut olacaktır. (Leyl: 21)

     

     

     

     

     

     

     

    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Vedduhâ. 2. Velleyli izâ secâ. 3. Mâ veddeake Rabbüke ve mâ kalâ. 4. Velel âhıratü hayrun leke minel ûlâ. 5. Ve lesevfe yu’tıyke Rabbüke feterdâ. 6. Elem yecidke yetîmen feâvâ. 7. Ve vecedeke dâllen fehedâ. 8. Ve vecedeke âilen feağnâ. 9. Feemmel yetîme felâ tegher 10. Ve emmes sâile felâ tenhar. 11. Ve emmâ bi ni’meti rabbike fehaddis. (Duha:1-11)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Elem neşrah leke sadrak. 2. Ve veda’nâ anke viz-rak. Ellezî enkada zahrak. 3. Ve rafa’nâ leke zikrak. 4. Fe inne mâl usri yüsrâ. 5. İnne mâl usri
    *********
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1.-3. Kuşluk vaktine andolsun.Sükûna erdiği zaman geceye andolsun ki, ey Muhammed! Rabb’in seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı. 4. Doğrusu âhiret senin için dünyâdan daha hayırlıdır. 5. Pek yakında Rabb’in sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın. 6. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? 7. Seni şaşırmış bulup da doğru yola eriştirmedi mi? 8. Seni fakir bulup da zenginleştirmedi mi? 9. Öyleyse sakın yetime kötü muamele etme! 10. El açıp bir şey isteyeni sakın azarlama! 11. Ve Rabb’inin ni’metini minnet ve şükranla an. (Duha:1.-11.)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Biz senin göğsünü (gönlünü) açıp genişletmedik mi? 2. Belini büken yükünü üzerinden alıp atmadık mı? 3. Senin şânını yüceltmedik mi? 4. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. 5. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.

     

     

     

     

     

     

    yüsrâ. 6. Feizâ ferağte fensab. Ve ilâ Rabbike ferğab. (İnşirah:1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Vettîyni vezzeytûni. 2. Ve tûri sînîne.Ve hâzel beledil emîn. 3. Lekad halaknel insâne fi ahseni takvîm. 4. Sümme radednâhü esfele sâfilîn. 5. illellezîne âmenû ve amilüs sâlihâti felehüm ecrun ğayru memnûn. 6. Femâ yükezzibüke ba’dü biddîn. Eleysellâhü biahkemil hâkimîn. (Tîn:1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Ikra’ bi’smi rabbike’l-lezî halak 2. Halaka’l-insane min alak 3. Ikra’ ve rabbükel ekramüllezî alleme bil kalem 4. Alleme’l-insane ma’lem ya’lem 5. Kellâ innel insane leyedğâ 6. En raâhüsta’nâ 7. İnne ilâ Rabbiker rüc’â 8. Eraeyte ellezî yenhâ 9. Abden izâ sallâ 10. Eraeyte in kâne alel hüdâ 11. Ev emera bit tekvâ 12. Eraeyte in kezzebe vetevellâ 13. Elem ya’lem biennellahe yerâ (Kalem: 1-13)
    *********
    6. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş. Ve yalnız Rabb’ine yönel. (İnşirah: 1.-8)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Andolsun incire ve zeytine, 2. Andolsun sînâ dağına.Andolsun bu güvenli Mekke Şehri’ne ki: 3. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. 4. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. 5. Yalnız, îmân edip yararlı işler yapanlar için eksilmeyen, devamlı bir ecir vardır. 6. Artık bundan sonra ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? Allah, hükmedenlerin en üstünü değil midir? (Tîn:1. 6)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Yaratan Rabb’inin adıyla oku. 2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. 3-4. Oku! İnsana bilmediklerini belleten kalemle öğreten Rabb’in, en büyük kerem sahibidir.

     

     

     

     

     

     

    14. Kellâ lein lem yentehi lenesfean min nâsiyeh nasiyetin kazibetin hadieh 15. Felyed’û nâdiyetin sened’uz zebaniyete 16. Kellâ lâ tutî’hû vescüd vektarib.
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. İnna enzelnâhü fî leyletil kadr. 2. Vemâ edrâkemâ leyletül kadr. 3. Leyletül kadri hayrun min elfi şehrin tenezzelül melâiketü verrûhü fiyhâ bi izni Rabbihim min külli emrin selâmün hiye hatta metla’il fecr.
    *********
    5-6. Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. 7. Kuşkusuz dönüş Rabb’inedir. 8-9. Namaz kılarken bir kulu( peygamberi namazdan) men edeni gördün mü? 10-11. Ne dersin o (peygamber) doğru yolda ise yahut takvayı emrediyorsa! 12. Ne dersin o (men eden peygamberi) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa! 13. (Bu adam) Allah’ın (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi! 14. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse derhal onu alnından (perçeminden),o yalancı günahkar perçemden yakalarız. (Cehenneme atarız) 15. O, hemen gidip meclisini (kendi taraflarını) çağırsın.Biz de zebanileri çağıracağız.16. Hayır! ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na ) yaklaş! (Alak:1.16)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. 2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? 3. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gecede Rabb’lerinin izniyle melekler ve Rûh (Cebraîl) her iş için iner dururlar. Tâ fecrin doğuşuna kadar O gece esenlikler ile doludur. (Kadîr: 1-5)

     

     

     

     

     

     

    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Lem yekünillezîne keferû min ehli’l-kitâbi vel müşrikine münfekkîne hattâ te’tiyehümül beyyineh. 2. Rasûlün minellâhi yetlû sûhufen mutahheraten fîhâ kütübün kayyimeh. 3. Vemâ teferrakallezîne ütül kitâbe illâ min ba’di mâ câethümül beyyineh. 4. Ve mâ ümirû illâ liya’büdüllâhe muhlisıyne lehüd dîyne hunefâe ve yukıymüssalâte ve yü’tüz zekâte ve zâlike dîynül kayyimeh. 5. İnnellezîne keferû min ehlil kitâbi vel müşrikine fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ ülâike hüm şerrul beriyyeh. 6. İnnellezîne âmenû ve amilüs sâlihâti ülâike hüm hayrul beriyyeh. 7. Cezâühüm...
    *********
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar, ehl-i kitaptan olanlar ve müşrikler, küfürden ayrılacak değillerdi. 2. (İşte o apaçık delîl) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri ihtiva eden, arınmış sahîfeleri okuyan bir elçidir. 3. Kendilerine kitap verilenler o açık delîl (elçi) geldikten sonra ayrılığa düştüler. 4. Oysa onlar, doğruya yönelerek, dîni yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur. 5. Kitap ehlinden ve puta tapanlardan inkâr edenler, şüphesiz, içinde temelli kalacakları, cehennem ateşindedirler. İşte bunlar yaratıkların en kötüsüdürler. 6. Fakat îmân edip sâlih amel işleyenlere gelince onlar da yaratıkların en iyisidirler.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    inde Rabbihim cennâtü adnin tecrî mintahtihel enhâru 8. Hâlidîne fîhâ ebedâ. Radıyallâhü anhüm ve radû anh. Zâlike limen haşiye Rabbeh.(Beyyine: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. İzâ zülziletil ardu zilzâlehâ. 2. Ve ahracetil ardu eskâlehâ. 3. Ve kâlel insânü mâ lehâ. 4. Yevmeizin tühaddisü ahbârahâ. 5. Bienne Rabbeke evhâ lehâ. 6. Yevmeizin yasdürunnâsü eştâten liyürav a’mâlehüm. 7. Femen ya’mel miskâle zerratin hayran yerah. 8. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerah. (Zilzal :1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Ve’l-âdiyâti zabhan 2. Fe’l-mûriyati kadhan 3. Fe’l-muğiyrati...
    *********
    7.- 8. Onların Rabb’leri katındaki mükâfatları, içlerinden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları, “Adn” cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler, Rabb’inden korkan (ona saygı gösterenler) içindir. (Beyyine: 1-8)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-3. Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, toprak ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: “Buna ne oluyor?” dediği zaman; 4-5. İşte o gün yer, Rabb’inin ona bildirmesiyle, kendi haberlerini anlatır. 6. O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için bölük bölük geri dönüp gelirler. 7. Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. 8. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür. (Zilzal: 1-8)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-3. Harıl harıl koşanlar, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara,

     

     

     

     

     

    subhâ. 4. Fe eserne bihi neg’an 5. Fevesedne bihi cem’ân 6. inne’l-insâne lirabbihî lekenûd 7. Ve innehû alâ zâlike leşehîd 8. Ve innehû lihubbil Hayri leşedîd 9. Efela yağlemü iza buğsira mâ fil kubûri 10. Ve hussile mâ fissudûri 11. İnne Rabbehüm bihim yevmeizin le habîr. (Âdiyat:1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. El-kâriatü 2. me’l-kâriatü 3. Vemâ edrâke me’l-kâriatü. Yevme yekününnasü kel ferâşil mebsüsi 4. Ve tekûnül cibâli kel ihnil menfûşi 5. Fe emmamen sekulet mevaziynühû fehüve fî ‘ıyşeti’r-razıyeti 6. Ve emmâ men haffet mevâziynuhû fe ümmühû haviyetü 7. Ve mâ edrâke mâhiyeh.
    *********
    orada tozu dumana katanlara derken orada bulunan bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür. 9.-11.(İnsan) düşünmez mi ki, kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman (hali ne olacak)! Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyla haberdardır. (Adiyât: 1-11)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-3. Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin? 4-5. İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu, dağların da atılmış renkli yüne dönüştüğü gündür. 6-7. O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse işte o hoşnut edici bir yaşayış içinde olur. 8-9. Ameli yeğni olana gelince işte onun anası (yeri, yurdu) Hâviyedir. 10-11. Nedir o (Hâviye) bilir misin?

     

     

     

     

     

     

     

     

    8. Nârûn hâmiyeh. (Kâria:1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Elhakümü’t-tekâsür hatta zürtümü’l-mekabir. 2. Kella sevfe ta’lemûn 3. Sümme kellâ sevfe ta’lemûn 4. Kella lev ta’lemûne ilme’l-yakîn 5. Leteravunne’l-cahîm 6. Sümme leteravünnehâ ayne’l-yakîn 7. Sümme letüs elünne yevme izin anin na’im (Tekâsür: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Ve’l-asr inne’l-insane lefî husr. İlellezîne amenü ve amilü’s-sâlihâti veteva sav bi’l-hakkı veteva sav bi’s-sabr. (Asr: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Veylül likülli hümezeti’l lümezeh 2. Ellez’i cemea malen ve addedehû...
    *********
    Kızgın ateş! (Karia: 1-11)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz. 2-3. Hayır! Yakında bileceksiniz. Elbette yakında bileceksiniz! 4.-7. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz. (Tekasür: 1-7)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-2. Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip, iyi amel işleyenler, birbirine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnâdır. (Asr: 1-2)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1.2. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline! O ki mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.

     

     

     

     

     

    yahsebu enne malehu ahlede 3. Kella leyün bezenne fi’l-hutameti 4. Vema edrake me’l-hutameh 5. Naru’l-lahi’l-mukadetü’l-letî teddaliû alel ef’ide 6. İnnahâ aleyhim mü’sadetün fî amedin mümeddedeh. (Hümeze: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Elemtera keyfe feale rabbüke bieshabi’l-fil 2. Elem yec al keydehüm fi tadlil 3. Ve ersele aleyhim tayran ebâbil 4. Termihim bi hicaretin min siccil. Fecealehüm keasfin me’kül. (Fîl: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Li îlâfi Kurayşın 2. Îlafihim rıhlete’ş-şitâi vessayf 3. Felya’büdü rabbe hâzel beyt 4. Ellezî ed’amehüm min cûin
    *********
    (O) Malın, kendisini ebedî kılacağını zanneder. 3. Hayır! Andolsun ki, o Hutame’ye atılacaktır. 4. Hutame’nin ne olduğunu bilir misin? 5. Allah’ın tutuşturulmuş, (yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateştir. 6. Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar ve o vaziyette o ateş üzerine kapatılmıştır. (Hümeze: 1-6)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Rabb’in fil sahiplerine neler etti görmedin mi? 2. Onların kötü plânlarını boşa çıkarmadı mı? 3. Onların üstüne ebabil kuşlarını gönderdi. 4. O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. (Fil: 1-4)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-4. Kureyş’e kolaylaştırıldığı, evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için onlar, kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kılan şu evin Rabbine kulluk etsinler. (Kureyş: 1-4)

     

     

     

     

     

    ve amene hüm min havf. (Kureyş: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Eraeyte’l-lezî yükezzibü biddîn 2. Fezalikellezî yediy’ul yetiym 3. Vela yehuzzu alâ taamil miskîn 4. Feveylünlil musallîn elleziynehüm an salatihim sahûn 5. Ellezîynehüm yürâüne ve yemne’unel mâûn (Mâun :1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. İnnâ a’taynâke’l-kevser. 2. Fesalli li-rabbike venhar. 3. İnne şânieke hüve’l-ebter. (Kevser: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn 2. Lâ a’büdü mâ ta’büdûn. 3. Velâ...
    *********
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Dini yalanlayanı gördün mü? 2. İşte o yetimi itip kalkar. 3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez. 4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,onlar namazlarını ciddiye almazlar. 5. Onlar gösteriş yapanlardır, hayra da mâni olurlar. (Mâûn: 1-5)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. (Rasûlüm!) Kuşkusuz biz sana kevseri verdik,(ni’metler verdik.) 2. Şimdi sen Rabb’in için namaz kıl, kurban kes. 3. Doğrusu adı şânı ortadan kalkacak olan, sana kin besleyendir. (Kevser: 1-3)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-2. (Rasûlüm!) De ki: Ey kâfirler! Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam. 3. Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.

     

     

     

     

     

     

    entüm âbidûne mâ a’büd. 4. Velâ ene âbidün mâ abedtüm. 5. Velâ entüm âbidûne mâ a’büd. Leküm dînüküm veliye dîn. (Kâfirûn: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. İzâ câe nasrullâhi vel feth. 2. Ve raeytennâse yedhulûne fi dînillâhi efvâcâ 3. Fesebbih bihamdi Rabbike ve’stağfîrhü. İnnehû kâne tevvâbâ. (Nasr: 1-3)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebbe. 2. Mâ ağnâ an-hü mâlühû vemâ keseb. 3. Seyaslâ naran zâte Leheb. 4. Vemraetühû hammâletel hatab. 5. Fî cîdihâ hablün min mesed. (Mesed: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    *********
    4. Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim. 5. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dîniniz size, benim dînim de banadır. (Kafirûn: 1-3)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-3. Ey Muhammed! Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dînine girdiklerini gördüğün zaman Rabb’ine hamdererek O’nu tesbîh et. O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri dâima kabul edendir. (Nasr: 1-3)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Ebû Leheb’in iki eli kurusun; kurudu da. 2. Malı ve kazandıkları kendisine fayda vermedi. 3. O, alevli bir âteşte yanacaktır. 4-5. Karısı da boynunda bir ip olduğu hâlde ona odun taşıyacaktır, (cehenneme girecektir.) (Tebbet: 1-5)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

     

     

     

     

     

     

    1. Kul hüvallâhü ehad. 2. Allâhüssamed 3. Lem yelid velem yûled. 4. Velem yekûn lehû küfüven ehad (İhlas:1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Kul euuzü birabbil felak. 2. Min şerri mâ halak. 3. Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4. Ve min şerrin neffâsâti fil’ukad. 5. Ve min şerri hâsidin izâ hased. (Felâk: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Kul eûzü bi rabbi’n-nâs. 2. Meliki’n-nâs. 3. İlâhi’n-nâs. 4. Min şerril vesvâsi’l-hannâs. 5. Ellezî yü-vesvisü fî sudûri’n-nâs. 6. Mine’l-cinneti ve’n-nâs. (Nâs: 1-6)
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    *********
    1.-2 Ey Muhammed! De ki: “O Allah birdir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır. 3.-4 Doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” (İhlas: 1-4)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-6. Ey Muhammed! De ki: “Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, Düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden, kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden, tan yerini ağartan sabahın Rabb’ine sığınırım.” (Felâk: 1-5)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-6. İnsanlardan, cinlerden ve insanlann gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden insanlann ilâhı (olan Allah’a sığınırım.) (Nâs: 1-4)
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

     

     

     

     

     

    1. Elhamdü lillâhillezî ahyânî ba’de mâ emâtenî 2. Ve radde ileyye rûhî 3. Ve ileyhil bağsü ven nüşûr. 4. Elhamdü lillâhillezî nevvir kalbî binûril hüdâ. 5. Ve cealenî minel mü’minîne ve lem yec’alnî mineddâllîn. 6. Elhamdü lillâhillezî ezhebel leyle muzlimen bikudratihî 7. Ve câe binnehâri mübsıran birahmetihî halkan cedîden 8. ve mülken kebîran 9. Ve nahnü ileyhi sâirûn. 10. Elhamdü lillâhillezî ekramenî bissünneti vel cemâati 11. ve lem yec’alnî min ehlil hevâ vel bid’ati. 12. Elhamdü lillâhillezî setera aleyye avrâtî. 13. Elhamdü lillâhillezî lem yec’al rizkî fî yedi ğayrihi. 14. Elhamdü lillâhillezî cealenî min ümmeti Muhammedin aleyhissalâtü vesselam. 15. Asbahtü ve asbahal mülkü lillâh
    *********
    1. Beni uyutarak öldürdükten sonra dirilten 2. ve ruhumu bana geri veren Allah’a hamdolsun. 3. Yine dirilip kendisine döneceğimiz ancak Allah’tır. 4. Kalbimi hidâyet nûru ile nûrlandıran Allah’a hamd olsun. 5. Beni inananlardan kıldı, sapıklardan kılmadı. 6. Kudretiyle karanlık geceyi gideren, 7-8. rahmetiyle yeni yaratılan bir gün ve görkemli hâkimiyetinin bir nişanesi olarak, aydınlık verici gündüzü getiren Allah’a hamdolsun. 9. Ve biz ancak O’na döneceğiz. 10. Beni cemâat ve sünnet ehlinden kılarak, ikramda bulunan, 11. Beni hevâ, heves ve bid’at ehlinden kılmayan Allah’a hamdolsun. 12. Gizlenmesi gereken yerimi gizleyen, aybımı örten Allah’a hamdolsun. 13. Rızkımı kendinden başkasının eline bırakmayan Allah’a hamdolsun. 14. Beni, Muhammed (s.a.v.) ümmetinden kılan Allah’a hamdolsun. 15. Ben Allah’a aidim, bütün mülk de Allah’ındır.

     

     

     

     

     

     

     

     

    16. Ve’l-hamdü lillâhi 17. Ve’l-’azametü lillâhi 18. Ve’l-kudratu lillâh. Velkibriyâü lillâh. 19. Ve’l-izzetü lillah 20. Ve’l-celalü lillah 21. Ve’l-ceberutü lillâh. 22. Ve’s-sultânü lillâhil 23. El-vâhıdü’l-kahhâr. 24. Bi hî asbahtü 25. Ve bihî emseytü 26. Ve bihî ahyâ 27. Ve bihî emûtü ve ileyhil ba’sü vennüşûr. 28. Radıytü billahi Rabben 29. Ve bi’l-İslâmi dînen 30. Ve bi Muhammedin sallallâhü teâlâ ‘aleyhi ve selleme nebiyyen. 31. Ve bi’l-kâ’beti kıbleten 32. Ve bi’s-salâti ferîdaten 33. Ve bi’l-Kur’âni imâmen. 34. Ve bi’s-sıddîkı vel fârûkî 35. Ve zinnûrayni 36. Ve’l-mürtezâ 37. Rıdvânüllâhi teâlâ aleyhim ecmeîn. 38. Eimmeten ve bihalâlillâhi teâlâ halâlen ve biharâmillâhi teâlâ harâmâ. 39. Ve bil cenneti sevâben 40. Ve...
    *********
    16. Hamd Allah’adır. 17. İhtişam Allah’ındır, 18. Kudret ve büyüklük de Allah’ındır. 19. İzzet Allah’ındır. 20. Celâl de Allah’ındır. 21. Son derece ululuk Allah’ındır. 22. Saltanat, her hususta galip ve tek olan Allah’ındır. 23. Tek kahredici Allah’tır. 24. Ben O’nunla (Allah ile) sabahladım, 25. yine O’nunla akşamladım. 26. O’nunla yaşarım, 27. O’nunla ölürüm.Yeniden dirilişimiz ve dönüşümüz ancak Allah’adır. 28-31. Allah, Rabb’im olduğundan; İslâm dînim olduğundan Hz. Muhammed, (Allah Teâlâ’nın salât ü selâmı O’nun üzerine olsun) Peygamberim olduğundan Kâ’be, kıblem olduğundan, namaz farz olduğundan, Kur’ân, öncüm, rehberim olduğundan dolayı hoşnudum. 34. Ebû Bekir Sıddık, Ömer’ül Fâruk... 35-37. Osmân-ı Zinnûreyn ve Aliyyü’l Murtezâ, (Allah hepsinden râzî olsun.) önderlerim olduğundan hoşnudum. 38. Allah Teâlâ’nın helâl kıldığı şeylerin helâl; haram ettiği şeylerin de haram olduğundan; 39-40. Cennetin mükafat, cehennemin de azâb olduğundan hoşnudum.

     

     

     

     

     

     

     

    binnâri ‘ıkâbâ. 41. Merhabe’n merhabâ 42. bi’s-sabâhı’l cedîdi 43. ve bi’l-yevmi’s-saîdi. 44. Ve bi’lmelekeyni’l-kirâmeyni’l-kâtibeyni’l âdileyni 45. El hâfîzayni 46. Eş şâhideyni 47. hayyâküm-ellâhü teâlâ 48. Üktübnâ fî ğurrâti yevminâ hazâ fî evveli sahîfetinâ
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Eşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehülâ şeriyke leh 2. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. 3. Alâ hâzihiş şehâdeti nahyâ ve aleyhâ nemûtü 4. Ve aleyhâ neb’asü ğaden in şâallâhü teâlâ. 5. A’dedtü Likülli hevlin 6. Lâ ilahe illallâh. 7. Ve likülli hemmin ve ğammin mâşâallâh Ve likülli ni’metin elhamdü lillâhi 8. Ve likülli rihâin e’ş-şükru lillâh.
    *********
    41-43. Girdiğin yeni sabaha ve mutlu güne merhaba, merhaba. (rahat ol). 44-48. İnsanların işlediklerini doğrulukla yazan, insanı tehlikelerden koruyan, gözeten iki muhterem meleğe merhaba, merhaba. Ey iki melek! Allah’ın selâmına nail olasınız. Bu aydın günümüzün ilk sahîfesinin başına şunu yazın:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1-2. Allah’tan başka ma’bûd olmadığına şehâdet ederim. Ve yine Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu ve rasûlü olduğuna şehâdet ederim. 3-4. Biz Allah Teâlâ’nın dilemesiyle, bu şehâdetle yaşarız, bu şehâdetle ölürüz ve yarın âhirette bu şehâdetle diriliriz. 5-6. Ben (kendime siper olarak şunları) hazırladım: Her korkuya karşı ”Allah’tan başka ma’bûd yoktur.” 7. Her kedere ve hüzne karşı: “İrâde Allah’ındır.” Her ni’mete karşı: ”Allah’a hamdolsun.” 8. Her bolluğa karşı: “Allah’a şükür olsun.“
    9. Ve likülli ağ’cûbetin sübhânellâh. 10. Ve likülli zenbin estağfîrullâh 11. ve likülli dîkın hasbiyallâh. 12. Ve likülli musîbetin innâ lillâhi ve innâ ileyhi Râciûn. 13. Ve likülli kadâin ve kaderin tevekkeltü alellâh ve likülli tâatin ve ma’sıyetin 14. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-‘aliyyi’l -‘azîm.
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Hüve’l-lâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. Âlimü’l-ğaybi ve’ş-şehâdeti hüve’r-rahmânü’r-rahîm. 2. el melikü 3. el kuddûsü. 4. es selâmü. 5. el mü’minü. 6. el müheyminü. 7. el azîzü. 8. el cebbâr 9. el mütekebbir.
    *********
    9. Her şaşılacak şeye karşı: “Allah noksandan ve kusurdan münezzehtir.“ 10. Her günâha karşı: “Allah’tan mağfiret dilerim.“ Her darlığa karşı: “Allah bana yeter.“ 11. Her musibete karşı: “ Biz Allah için yaratılmışız ve ancak Allah’a döneceğiz.“ 12. Her kaza ve kadere karşı: “Allah’a güvendim.“ 13-14. Her tâata ve ma’sıyete karşı: ”Ulviyet ve azamet sahibi olan Allah’dan başka kimsede kuvvet ve kudret yoktur.”
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. O, görüleni de görülmeyeni de bilen, kendisinden başka ma’bûd olmayan Allah’tır. O, acıyıcı olandır, bağışlayandır. O, öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka ilâh yoktur.  O, Rahmân ve rahîmdir. 2. O, mülkün sahibidir. 3. Pek temizdir, ayıplardan berîdir. 4. Selâmetin özüdür. 5. Emniyet vericidir. 6. Gözetip koruyandır. 7. Her şeye gâlip olandır. 8. Azamet ve kudret sahibidir. 9. Ululuk sahibidir.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    10. el-Hâliku 11. el-Bâriü 12. el-Musavviru 13. el-Gaffâru 14. el-kahhâru 15. el-vehhâbu 16. el-razzâku 17. el-fettâhu 18. el-alîmu 19. el-kâbidu 20. el-bâsıdu 21. el-hafizu 22. er-rafiu 23. el-mui’zzu 24. el-müzillü 25. es-semîu 26. el-basiyru 27. el-hakemu 27. el-adlü 29. el-latîfü 30. el-habîru 31. el-halîmu 32. el-azîmu 33. el-ğafûru 34. eş-şekûru 35. el-aliyyü 36. el-kebîru 37. el-hafîzu 38. el-mugîtu 39. el-hasîbu 40. el-celîlü 41. el-cemîlü 42. el-kerîmü 43. er-rağîbü 44. el-mücîbu 45. el-vâsîu 46. el-hakîmü 47. el-vedûdü 48. el-mecîdü 49. el-bâ’isü 50. eş-şehîdü 51. el-hakku 52. el-vekîlü 53. el-kaviyyü
    *********
    10. Yaratandır; yoktan var edendir. 11. Her şeyi bir birine uygun yaratandır. 12. Her şeyi şekillendirendir. 13. Kulların günahlarını örtendir. 14. Galip ve kahredicidir. 15. -16. Karşılıksız bol nimet ve rızık verendir. 17. Rahmet hazinelerini açandır. 18. Her şeyi bilendir. 19. Daraltandır. 20. Genişletendir. 21. Dereceleri alçaltandır. 22. Dereceleri yükseltendir. 23. İzzet veren, aziz kılandır. 24. Zillete düşüren, hor ve hakir görendir. 25. Her şeyi işitendir. 26. Her şeyi görendir. 27. Himmet sahibi olan, yaptığı işte hikmeti gözeten, hükmedendir. 28. Son derece adaletli olandır. 29. En ince işlerin inceliklerini bilen, lütuf ve ihsan sahibidir. 30. Her şeyin içyüzünden haberdar olandır. 31. Yumuşak davranan, hilmi çok olandır. 32. Pek azametlidir 33. Çok bağışlayandır. 34. Rızası için yapılanları daha ziyadesiyle karşılayandır. 35.-36. Pek yüce ve pek büyüktür. 37. Yapılan işleri bütün tafsilatıyla hıfzedendir. 38. Bilen ve tayin eden, her yaratılmışın rızkını verendir. 39. Herkesin hayatında yaptıklarının hesabını bilendir 40.-41. Azamet ve ululuk sahibi, pek güzel olandır. 42. Çok ikram edicidir. 43. Herkesin yaptığını görüp gözetendir. 44. Yalvaranların dualarını kabul edendir. 45. İnsanı ilmi, kudreti ve rahmetiyle kuşatandır. 46. Her şeyin hakikatini bilendir. 47. Yarattıklarını sevendir. 48. Şanı yüce ve yüksek olandır. 49. Ölüleri dirilten, kabirleri çıkarandır 50. Her zaman ve her yerde hazır bulunan, her şeye şâhid olandır. 51. Sözüne sâdık olandır. 52. Kendisine güvenilendir. 53. Yegâne güç ve kudret sahibidir.

     

     

     

     

    54. el-metînü 55. el-veliyyü 56. el-hâmîdü 57. el-muhsî 58. el-mübdiü 59. el-mu’îdü 60. el-muhyî 61. el-mümîtü 62. el-hayyü 63. el-kayyûmü 64. el-vâcidü 65. el-mâcidü 66. el-vâhidü 67. el-ehadü 68. el-ferdü 69. es-samedü 70. el-kâdirü 71. el-muktedirü 72. el-mukaddimü 73. el-muahhiru 74. el-evvelü 75. el-âhiru 76. el-zâhiru 77. el-bâtınu 78. el-vâlî 79. el-müteâlî 80. el-berru 81. el-tevvabu 82. el-mün’ımu 83. el-müntekımü 84. el-afvvü 85. el-raûfu 86. Mâlike’l-mülkü 87. Zül celâli vel ikrâm 88. el-muksitu 89. el-câmiu 90. el-ğaniyyu 91. el-muğni 92. el-muğti 93. el-maniu 94. ed-dârrü 95. en-nâfiu 96. en-nûru
    *********
    54. Son derece güçlüdür. 55. Dostlarına yardım edendir. 56. Hamdedilmeye tek lâyık olandır. 57. Her şeyin sayısını ve hesabını bilendir. 58. Kâinatı yoktan var edendir. 59. Öldükten sonra dirilten, ilk haline döndürendir. 60. Ölüleri diriltendir. 61. Eceli geleni öldürendir. 62. Kendisi ölmeyen, diri olandır. 63. Başkasına muhtaç olmayandır. 64. En zengin olandır. 65. Nimet ve ihsanı sonsuz olandır. 66. Varlığında ve sıfatlarında ortağı olmayandır. 67. Tektir. 68. Biricik olandır. 69. Her şeyin kendisine muhtaç olduğudur. 70.-71. Her şeye gücü yeten, kudret sahidir. 72. Dilediğini öne alandır. 73. Dilediğini sona bırakandır. 74.-75. Varlığının başlangıcı ve sonu olmayandır. 76. Varlığına birçok delili bulunandır. 77. Gizli sırlara âşina olandır. 78. Kâinatın tek yöneticisidir. 79. İzzet ve şerefi bakımından en yüce olandır. 80. Bütün iyilik ve güzelliklerin sahibidir. 81. Tövbe edenlerin tövbesini kabul edendir. 82. Bütün canlıları doyuran, nimetlendirendir. 83. Suçluları gereği gibi cezalandırandır. 84. Affedendir. 85. Çok şefkatli olandır. 86. Kâinatın tek sabihidir 87. Büyüklük ve kerem sahibidir. 88. Çok âdil ve adaletle hükmedendir. 89. Güzellikleri zâtında toplayandır. 90. Zenginlikte herkesin kendine muhtaç olduğu zâttır. 91. Zengin olan, dilediğini zengin kılandır. 92. Kendisine itaat olunandır. 93. Kötülüklere mani olan, onları engelleyendir. 94.-95. Zarar ve fayda veren şeyleri yaratandır. 96. Bütün kâinatı nûruyla aydınlatandır.

     

     

     

     

    97. el-hadi. 98. el-bedîu. 99. el-bâkıy. 100. el-vârisü. 101. er-raşîdü. 102. es-sabûr.
    1. Ellezî leyse kemislihî şey’ün fi’l-ard ve hüve’s-semîu’l-basîr. 2. Hüve mevlânâ ve ileyhi’l-masîr. 3. Ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr. Ğüfrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr. 4. La uhsî senâen aleyke ente kemâ esney-te âlâ nefsike celle vechike azze câruke 5. ve celle senâüke 6. ve tekaddeset esmâüke 7. ve sıfâtük. 8. Ve lâ ilâhe ğayruke yefalullahu ma yeşâu bikudretihi ve yahkümü ma yüriydü bi ‘ızzetihî
    Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
    1. Allâhümme bi hurmeti hâzihi’s sâ’ati’l mercüvveti 2. Ve bi hürmeti
    *********
    97. Hakk yoluna sevk edendir. 98. Eşsiz şeyleri yaratandır. 99. Varlığı ebedîdir. 100. Her şeyin hakîkî vârisidir. 101. İrşâd edicidir. 102. Pek sabırlıdır.
    1. O, öyle bir Allah’tır ki, O’nun benzeri hiç bir şey yoktur. O, kemâliyle işiten, hakkıyle görendir. 2. O, efendimizdir, en son O’na döneceğiz. 3. O, ne güzel efendidir. O, ne güzel yardımcıdır. 4. Rabb’imiz, senin mağfiretini dileriz. Son dönüş de ancak sanadır. 5-8. Bizzat kendin kendini medh u sena ettiğin gibi, ben, ni’metlerini sayıp, şükrünü yerine getirip, seni öylece sena etmeye muktedir değilim. Zâtın gibi cemâlin de yücedir. Yardım ettiğin kimse galip olur. Senin medhin yüce oldu. Senin isimlerin ve sıfatların noksanlıklardan berî oldu.
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
    1. Allah’ım! Şu niyaz ettiğim vakit hürmetine...

     

     

     

     

     

     

     

    hâzihi’l-esmâi’l-husnâ 3. ve bişerafihâ ve kerâmetihâ ve dâıyehâ 4. ve meânîhâ. 5. Allâhümmec’al lî sabâhan 6. sâlihan meymûnen mübâraken la hâziyen ve la kâdi-hân 7. Allâhümmec’al evvele yevminâ hâzâ salâhan 8. ve evsetahû felâhan 9. ve âhırahû necâhân. 10. Allâhümme inne hâzâ halkun cedîdün 11. feftahhü alâ bi tâatike 12. vahtim alâ lî bi mağfiratike ve rıdvânik. 13. verzügnî fîhi haseneten tetekabbelehâ minnî ve tüzekkîhâ 14. ve tüda’ıfühâ ve mâ amiltü fîhi min sey-yietin fağfirlî inneke entel ğafûr rahîmü 15. vedûdün kerîm, Allâhümme innî asbahtü ve bihî la este-tî’u def ‘a mâ ekrahü ve la emlikü nef ‘a mâ ercû ve asbahal emru biyedi gayrî
    *********
    2-3. Şu güzel isimlerin hürmetine, o isimlerin şerefi ve kerameti hürmetine, O isimleri, müsemmâsına da’vet eden hürmetine, 4. O, isimlerin ma’nâları hürmetine. Allâh’ım! 5. Sabahımı hayırlı uğurlu ve mübarek kıl; 6. (beni) belâ ve kedere uğrayan, zillete düşüp de üzülen yapma. 7. Allah’ım şu günümüzün başını hoş, 8. ortasını selâmet, 9. sonunu da kurtuluş sebebi yap. 10. Allah’ım bu, yeni yaratılan bir gündür. 11. Onu, sana,tâat ü ibâdet etmem için bana aç; 12. senin mağfiretine ermekle ve hoşnutluğunu kazanmakla bitir. 13-15. Bu günde beni, senin benden kabul edeceğin ve senin pak kılıp bana artıracağın, güzel rızıklarla rızıklandır. Ve bu günde işlediğim günahlardan dolayı beni affet. Muhakkak sen çok mağfiret edicisin. Pek merhametlisin; kullarını çok seversin, çok mükrimsin. Allah’ım! Ben, hoşlanmadığım şeyi kendimden def etmeye, umduğumu elde etmeye muktedir olmadığım halde sabahladım. Hal ve keyfiyet de benim elimde olmayıp sen Allah’ımın elindedir.

     

     

     

     

     

     

     

    ve asbahtü mürtehinen biamelî. 16. velâ fekıyra efkara minnî. 17. Allâhümme la tüşmit bî adüvvî 18. velâ tesü’ bî sadîkî 19. Ve la tec’alid dünyâ ekbere hemmî 20. Ve la tüsallit aleyye velâ yerhamnî. 21. Allâhümme inneke ta’lemü sirrî ve alâniyetî fegbel ma’ziratî 22. Ve ta’lemü hâcetî fea’tınî suâ’lî 23. Ve ta’lemü mâ fî nefsî fağfırlî zünübî fe-innehû la yağfîruz zünûbe illâ ente. 24. Allâhümme innî es’elüke îmânen 25. yübâşiru kalbî 26. ve yakıynen sâdikan 27. hattâ a’lemü ennehû len yüsıybenî 28. illâ mâ ketebtehû aleyye feardınî bimâ kasemtehû lî. Allâhümme innî es’elüke bienneke sübbûhun kuddûsün sebbeha leke sevâdül leyli ve dav’ün nehâri ve şüâüş şemsi ve nûrul kameri...
    *********
    15. Ben amelim karşılığında rehin alındım. 16. (Rahmetine muhtaç kulların içinde) benden daha fakiri yoktur. 17-20. Allah’ım bana acı çektirerek düşmanımı sevindirme, dostumu da kedere boğma, beni dînimde musıybete uğratma ve himmetimin en büyüğü dünyâ için olmasın;ilmim de münhasıran dünyâ için olmasın. Bana merhameti olmayan kimseyi de üzerime musallat etme. 21. Allâhım! Sen benim gizli, aşikâr her hâlimi bilirsin. Ma’zeretimi kabul buyur. 22. İhtiyâcımı bilirsin, lütfeyle. 23. istediğimi ver. Nefsimde olanı da bilirsin; günahlarımı mağfiret et. Zira senden başka günahları mağfiret edecek kimse yoktur. Günahları yarlığayacak olan ancak sensin. 24-27. Allah’ım! Senden kalbimi şevke getiren sarsılmaz îmân isterim. Doğruluğunda şüphe olmayan yakîn isterim. Tâ ki senin benim hakkımda yazdığından (takdir ettiğinden) başka bir şeyin bana isabet edemiyeceğini kesinlikle bileyim. 28. Artık bana kısmet ettiğin şeyden beni hoşnut et. Allah’ım! Ben seni istiyorum. Şüphesiz sen, ulûhiyyetine yakışmayan noksan sıfatlardan münezzehsin. Ziyadesiyle pak ve müberrâsın. Gecenin karanlığı, gündüzün aydınlığı, güneş’in ziyası, ayın nuru, suyun akışı, ağacın yaprakları, göğün yıldızları, arzın toprağı, dağların kayaları, çöllerin kumları, denizlerin dalgaları, karanın ve denizin bütün hayvanları seni tesbîh eder.

     

     

     

     

    ve zeviyyül mâi ve hafîfüş seçer 29. ve nücûmüs samâi ve türâbül ardi ve sühuurul cibâli ve rimâlül kıfâri 30. ve emvâcül bihâri ve devâbbül berri vel bahri. 31. Ve es’elüke bienneke samedün ferdün. 32. Fissemâi ızzüke ve fil’ardı Kadâüke 33. ve fil arşı celâlüke 34. ve fîlcenneti rahmetüke 35. ve fî cehenneme azâbüke 36. vefilmelâiketü cünûdük 37. Yüsebbihûneke ve yühammidûnekel leyle ven nehâra la yeftürûn. 38. Lâ ilâhe illa ente leke’l-hamdü 39. entel hannânü’l-mennânü bedîas semâvâti vel ardı yâ zel celâli 40. vel ikram. 41. Ve es’elüke biesmâikel hüsnâ 42. ve âlâike’l-ulyâ 43. ve bürhânikel azîm. 44. Ve bihuccetikel bâliğati 45. ve bikelimâtiket tâmmeti 46. en tasrife annî 47. şerra mâ ah-duru mine’l-eza
    *********
    29-37. Allah’ım lütuf ve keremini isterim. Her şey sana muhtaç olup sen her şeyden müstağnisin. “Tek”sin. Gökte ancak senin şeref ve şanın dalgalanır, izzetin galiptir. Yerde senin hükmün geçer. Arş üzerinde azâmetin mevcuttur. Cennette rahmetin, cehennemde ise azâbın vardır. Melekler senin askerlerindir (ordundur.) Onlar gece gündüz seni tesbîh ederler, sana hamdederler; bunu yaparken de asla gevşeklik göstermezler. 38-39. Rabb’im! Mağfiretini isterim. Hamd, ancak sanadır. Senden başka ma’bûd yoktur. Sen merhametlisin, ihsanı çok olansın. Gökleri ve yeri örneksiz îcat edensin. Ey azâmet ve ikram sahibi olan Ma’bûdum! 47. Senden, senin güzel isimlerin hürmetine, senin yüksek sıfat ve ni’metlerin hürmetine, senin yüce delillerin hürmetine; 48. Hasmı susturmada kemâl gösteren hüccetin hürmetine, noksansız olan ilâhî kelimelerin hürmetine, bana karşı hazırlanan elem verici şeylerin şerrini, korktuğum

     

     

     

     

     

     

     

    ve şerra mâ ehâfü ve ahzer. 48. Ve sallallâhü âlâ seyyidinâ Muhammed’in ve âlihî ve sahbihî ecmeıyn. 49. Allahümme rabbes semâvâtis seb’ı ve rabbel arşil azıym. 50. Rabbena ve rabbe külli şey’in münzilü’t-tevrâti ve’l-incili ve’z-zebûri ve’l-fürkân. 51. Fâliku’l-habbi ve’n-nevâ. 52. Eûzü bike min şerri külli dâbbetin ente âhızün binâsıyetihâ 53. inne rabbî âlâ sırâtın müstekıym. 54. ente’l-evvelü feleyse kableke şey’ün. Ente’l-âhıru fe leyse ba’deke şey’ün. Ve en tez zâhir 55. feleyse düneke şey’ün. 56. Ve entel bâtınü feleyse dûneke şey’ün. 57. İğzi anned deynî 58. ve ağninî minel fakri. 59. Allâhümme innî es’elüke kalben hâşian 60. ve es’elüke imânen kâimen
    *********
    ve sakındığım şeylerin de şerrini üzerimden def etmeni isterim. 49. Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) O’nun âline ve ashabına ve bütün ümmetine Allah’ın salâtı (mağfireti) olsun. 50-51. Allah’ım ! Ey yedi kat göğün ve muazzam arşın Rabbi! Ey bizim Rabb’imiz; ey her şeyin Rabb’i! Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u, hakk ile bâtılı ayıran Kur’ân’ı gönderen sensin. Dâneleri ve çekirdekleri çatlatarak yaran, ondan yeşillikler bitiren sensin. 52. Senin kudretine boyun eğmiş, perçeminden yakaladığın her hayvanın şerrinden sana sığınırım. 53. Muhakkak benim Rabb’im adalet ve insaf üzeredir. 54. Sen öyle bir evvel’sin ki senden önce hiçbir şey yoktur. 55. Sen öyle bir nihayetsin ki senden sonra da hiçbir şey yoktur. Sen öyle bir apaçık görünensin ki senden daha üstün hiçbir zâhir yoktur. 56. Sen öyle bir bâtınsın ki senden daha öte hiçbir şey yoktur. 57-58. Borcumu öde ve beni yoksulluktan kurtarıp zengin et. 59. Allah’ım! Ben senden korku içinde yalvaran bir kalp isterim. 60. Devamlı sabit bir îman isterim. Fayda verici ilim isterim.

     

     

     

     

     

     

     

    ve es’elüke ilmen nâfian 61. Ve es’elüke amelen sâlihan 62. ve es’elüke yakıynen sâdikan 63. ve es’elüke dînen kayyimen 64. ve es’elükel afiyete min külli beliyyetin 65. ve es’elüke devâmel afiyeti 66. Ve es’elükeş şükra alel afiyeti, 67. Allâhümme innî es’elükel ğinâ vel afiyete vel muâfâti fiddünyâ vel âhirah. 68. Allâhümme yâ âlimes sırrı vel hafiyyâti rafîad derecâti zel arşı tülkır-rûha min emrike âlâ men teşâü min ıbâdike 69. ğâfiraz zenbi ve kâbilet tevbi şedîydel ıkâbi 70. zetdavli lâ ilahe illâ hû ileyhil masîyr 71. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zalîmîn 72. Allâhümme yâ hâdiyel mudillîn
    *********
    61. İyi ve hayırlı amel işlemek isterim. 62. Doğru ve şüphe götürmez yakîn isterim. 63. Sarsılmaz din isterim. 64. Her türlü belâdan selâmet isterim. 65. Tam ve noksansız bir âfiyet isterim. 66. Âfiyetin devamlı olmasını isterim. 67. İhsan buyuracağın âfiyete şükretmek isterim. Allah’ım! Ben zenginlik ve âfiyet isterim; dünyâ ve âhiret üzüntülerinden kurtulmak isterim. 68. Ey sırları ve gizli şeyleri bilen, kullarından istediklerinin derecelerini yükselten arşın sahibi Allah’ım! Kullarından istediklerine, emrinle, ruh verirsin. (vahye lâyık görürsün.) 69. Ey günahları affeden, tevbeleri kabul eden, azabı şiddetli olan, fazl ü keremi bol olan Allah’ım! Senden başka ma’bûd yoktur. Dönüp varacağımız yalnız sensin. 70-74. Ey yolunu sapanlara doğru yolu gösteren! Ey günah işleyenlere de merhamet eden! Ey sürçenlerin yanılgı ve hatâlarını affeden Allah’ım! Büyük bâdire içinde bulunan bu kuluna acı.

     

     

     

     

     

     

     

    73. Ve yâ râhimel müznibîne 74. ve yâ mukıyle âserâtil âsirîn. İrham abdeke zel hataril azîm. 75. vel müslimîne küllehüm ecmeıyn. 76. vec’alnî meâl ahyâil merzûkıyn. 77. Ellezîne en’amte aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkıyne veş şühedâi ves sâlihîn. 78. Allâhümme yâ ğaniyyü ya hamîdü yâ mübdiü yâ mü’ıydü yâ Rahıymü yâ vedûdü. Ağninî bihalâlike an harâmike 79. ve bitâatike an ma’sıyetike ve bifadlike an men sivâk.Allâhümme erinel hakka hakkan 80. verzuknâ ittebâhû. 81. Ve erinel bâtıle bâtılen 82. verzuknâ ictinâbeh. 83. Allahümme la tekilnî ilâ nefsî. 84. velâ ila ehvâi nefsî 85. ve la ilâ ehadin min halkıke tar fete aynin 86. velâ ekalle min zâlike kün lî...
    *********
    75. Müslümanların hepsine, tümüne acı. 76. Beni, kendilerini maddeten ve ma’nen rızıklandırdığın gerçek dirilerle beraber eyle. (yaşat.) 77. O diriler ki, onlar peygamberlerden, ihlâslı doğru kimselerden, şehîdlerden, sâlih kullarından olup kendilerine in’am ü ihsan buyurduğun kimselerdir. 78-85. Ey zengin olan, ey övülen, ey yoktan vâreden,ey kullarını (öldükten sonra tekrar diriltip) aslına iade eden,ey pek merhametli, ey çok sevgili Allah’ım! Helâlinden vererek beni haram kıldığın şeylerden müstağni kıl. Tâatinle beni ma’siyetten de müstağni kıl. Fazl u kereminle beni senden başkasından müstağni kıl. Allah’ım! Bize hakkı hakk olarak göster ve ona uymamızı bize müyesser kıl. Bize bâtılı da bâtıl olarak göster, ondan da kaçınmamızı bize nasîp eyle. Allah’ım! Beni nefsimin eline bırakma.

     

     

     

     

     

     

     

     

    veliyyen ve hâfizan ve nâsıran ve avnen ve müıynen. 87. Allâhü’m mağfirlî ve liâbâî ve ümmehâtî ve ihvâni ve aşîratî. 88. Ve li akribâî ve ehibbâî ve üstâdi ve şeyhî 89. ve limen vessânî biddüâil hayri 90. ve limen allemenî hakk ad düâ 91. ve limen yercû berakete düâî minel ahyâi vel emvâti birahmetike yâ sübhânü yâ sültânü 92. ya men lem yelid velem yûled velem yekûn lehû küfüven ehad. 93. Birahmetike ya erhamerrahimîn allâhümme salli ve sellim âlâ seyyidinâ ve nebiyyinâ ve habîbina Muhammedin fil evvelin 94. ve salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil ahirin. 95. ve salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habina muhammedin fi külli vaktin ve hıyn
    *********
    86. Beni nefsimin hevâ ve hevesine de bırakma. Bir göz kırpma müddetince, hattâ ondan daha az bir zaman bile, beni, mahlûkattan hiç birinin eline bırakma. Dostum ol, beni koru, yardımcım ol, her işimde destek ve inayetinle muînim ol. 87-93. Allah’ım! Beni mağfiret buyur. Babalarımı, analarımı, kardeşlerimi, kabilemi, akrabâmı, dostlarımı, üstadlarımı, şeyhimi, bana kendilerine hayır dua etmem için vasiyette bulunanları, hakîkî duayı bana öğretenleri, dirilerden, ölülerden, benim duâmın bereketini umanların hepsini mağfiret buyur, ey noksan sıfatlardan münezzeh olan, ey kudret sahibi pâdişâh, ey doğurmayan ve doğmayan, ey hiç bir şey kendisine eş (denk) olmayan, ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Rahmetinle mağfiret buyur. 94. Allah’ım! Dünyâya evvel gelenlerin de sonra gelenlerin de Efendisi olan, büyüğümüz, dostumuz, efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ikram et. 95. Allah’ım! büyüğümüz ve efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) her ânda ve her zamanda ikram et.

     

     

     

    96. Ve salli ve sellim âlâ seyyidinâ ve nebiyyinâ ve habîbina Muhammedin fîl meleil a’lâ ilâ yevmiddîn. 97. Ve salli ve sellim âlâ seyyidinâ ve nebiyyina habibinâ ve alâ cemı’l enbiyai ve’l-mürselin. 98. Ve ala melaiketikel makarrabîn ve ala ehli taatike ecmain 99. ve ala ibadi’llâhi’s-salihîn 100. min ehlissemavati ve ehlil erdîn. 101. Ve radiallahu an eshabi rasulillahi ecmaîn. 102. Allahümme ente rabbî lailahe illa ente halekteni ve ene abdike ve ene alâ ahtike ve va’dike mesteda’tü euzü bike min şerri ma senağtü ebu uleke bi niğmetike aleyye ve ebûü bizennbî fağfirlî zunûbî fe innehu la yağfiruz zünube illa ente yâ erhame’r-rahimîn.
    *********
    96. Allah’ım! Din gününün tecellîsine (kıyamete) kadar senin en yüce vuslat huzurunda bulunan büyüğümüz, Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ikram et. 97. Salât ve selâm sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün enbiya ve rasüllerin üzerine olsun. 98-100. Sana yaklaşmış meleklerine de, sana itaat eden kullarının tamamına ister yer ehli, ister gök ehli mahlukattan olsun ikramda bulun Allah’ım! 101. Allah, peygamber efendimizden ve ashabının hepsinden razı olsun. 102. Ya Allah! Sen benim Rabbi’msin. Senden başka ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum ve ben iman ve ubudiyetimde gücüm yettiği kadar senin ahd ü misâkın üzereyim. Yarabbi! Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Ve senin bana in’am ve ihsan ettiğin nimetleri ikrar ve itiraf ederim. Kendi kusur ve günahlarımı da itiraf ederim. Ya Rab! Sen beni aff ü mağfiret eyle. Zira senden başka günahları aff ü mağfiret eden olmaz.

     

     

    103. Celle rabbî ve kadera. Azze rabbî ve kahera. Vallâhü gafurun limen saber. 104. Velezikrullâhi ekber. 105. Ni’mel hâfizullâh ni’mel kâdirullâhe fekadernâ feni’mel kâdirûn 106. Allâhümme innî euuzü bike minel havri ba’del kevri. 107. Allâhümme innî euuzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene a’lemü ve estağfiruke limâ la a’lemü inneke ente allâmül ğuyûb. 108. Estağfirullâhe’l-azîm. 109. Estağfırullâhe min külli zenbin ezneytühû amden ev hataen ev sirran ev alâniyeten ve etûbü ileyhi minez zenbillezî a’lemû ve mine’z-zenbillezî la a’lem. 110. La havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym. 111. Ve ma...
    *********
    103. Benim Rabb’im uludur ve kudretlidir. Benim Rabb’im her emrinde galiptir. O’nun galibiyeti karşısında her şey bir hiçtir ve O, kahredicidir. Allah, sabredenleri ziyadesiyle affeder. 104. Allah’ı zikretmek elbette en büyük ibâdettir. 105. Allah ne güzel koruyucudur. Allah ne güzel bir kudretin sahibidir. 106. Biz (Allah’ın ulûhiyyetini) takdir ettik. (Allah’ı takdir edenler) ne de güzel takdirkâr kimselerdir. 107. Allah’ım! Huzur bulduktan sonra perişan olmaktan, iflâs etmekten sana sığınırım. Allah’ım! Herhangi bir şeyi sana ortak koşmaktan sana sığınırım. Ben bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarım için senden mağfiret dilerim. Muhakkak sen gaybları pek iyi bilirsin. 108. Azamet sahibi Allah’dan mağfiret dilerim.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    111. Tevfiki illa billahi aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azim. 112. Mâşâallâhü kâne ve mâ lem yese’lem yekûn. 113. Eşhedü ennellâhe âlâküli şey’in kadîr. 114. Ve ennellâhe kad ehâta bi külli şey’in ılmâ. 115. Fallâhü hayrun hâfîzan vehüve erha-mürrâhımîn. 116. Ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-’âlemîn
    *********
    111. Kasten, yahut hatâ olarak, yahut gizli veya aşikâre işlediğim bütün günahlardan dolayı Allah’tan mağfiret dilerim. Bildiğim ve bilmediğim günahlar için de Allah’a tevbe ederim. 112. Hiç kimsede (tâat etmek ve günahlardan kurtulmak) kuvvet ve kudreti yoktur. Buna muvaffak olmak ancak Allah’ın yardımı iledir. 113. Allah’ın dilediği oldu, dilemediği olmadı.114. Bilirim ki Allah, her şeyi yapmaya kâdirdir. 115. Yine bilirim ki Allah, ilmi ile, her şeyi kaplamıştır.116. Allah, en hayırlı muhafızdır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir. Âlemlerin Rabb’i olan Allah’a hamd ü sena olsun.
    Evrâd-ı Şerîf tamamlandı.
    1. Ha-kezâ’l-harace’t-Tirmîzi ve Beyhâkî an İbn-i ‘Abbâs radiya’llâhü anhümâ 2. Allâhümmec’al lî nûran kalbî 3. Ve nûran fî kabrî 4. Ve nûran beyne yedeyye 5. Ve nûran min halfî 6. Ve nûran an yemînî 7. Ve nûran an şimâlî 8. Ve nûran min fevkî 9. Ve nûran min tahtî 10. Ve nûran fî sem‘î 11. Ve nûran fî basarî 12. Ve nûran fî şa’rî 13. Ve nûran fî beşerî 14. Ve nûran fî lahmî 15. Ve nûran fî demî 16. Ve nûran fî ‘ızâmî 17. Allâhümma’zim lî nûran vec’alnî nûran 18. Hakeze’l-harace’l-Buharî ve’l-Müslîm ve’n-Nesâî an İbn-i ‘Abbâs radiyallâhü te’âlâ anhümâ
    *********
    İbn-i Abbas (r.a.)’dan Tirmîzî ve Beyhâkî böyle rivâyet ettiler:
    Allah'ım benim kalbime nûr ver
    Benim kabrime nûr ver
    Benim önümü aydınlat; benim ardıma nûr ver
    Benim sağıma nûr ver,
    Benim soluma nûr ver
    Benim üstüme nûr ver,
    Benim altıma nûr ver,
    Benim kulağıma nûr ver,
    Benim gözüme nûr ver.
    Benim vücûdumdaki kıllarıma nûr ver,
    Benim vücûdumdaki derime nûr ver,
    Benim etime nûr ver,
    Benim kanıma nûr ver,
    Benim kemiklerime nûr ver.
    Allah'ım benim nûrumu büyült,
    Beni baştan ayağa nûr yap.
    İbn-i Abbas (r.a.)’dan Buhârî, Müslim ve Nesâî böyle rivâyet ettiler.

     

     

     

     

    1. Allâhümmec’al fî kalbî nûran 2. ve fî lisânı nûran 3. ve fî basarî nûran 4. ve fî sem’î nûran 5. ve an yemînî nûran 6. ve an yesârî nûran 7. ve min fevkî nûran ve min tahtî nûran 8. ve min emâmî nûran 9. ve min halfi nûran 10. vec’al lî fi nefsî nûran 11. va’zım lî nûran 12. Allahümme’r-ham ve tehannen alâ seyyidî ve senedî ve mu’temedî 13. ve mekâni’r-rûhi min cesedî 14. ve zahîreti yevmî ve ğadeyî Mevlâna Muhammed Celâli’l-Hakkı ve’d-dîni mette’anâ’l-lâhü bi sırrihu’l-mübîn 15. Ve ‘âlâ âbâihî ve ümmehhatihî ve ecdâdihî ve evlâdihî ve hulefâihî ve fukarâihî ve ehibbâihî ilâ yevmi’l-haşri ve’l-Kur’ân 16. Bi rahmetike yâ erhame’r-râhimîn 17. Ve’l-hamdüli’llâhi rabbi’l-‘âlemîn
    *********
    1-10. Allah’ım! kalbimi, dilimi, gözümü, kulağımı, sağımı, solumu, üzerimi, altımı, önümü, arkamı ve nefesimi nûrlandır. Bana nûrunu artır yâ Rabbi! Allah’ım! Efendime, dayanağıma ve güven kaynağıma merhamet et ve sev. Varlığımın ruhanî yeri, günümün ve yarınımın kaynağına merhamet et. Mevlâna Celâleddin ki, Allah, bize onu yararlı kıldı. Allah ecdâdına, evlatlarına, geçmişine, sevenlerine ve gönüldaşlarına mahşer gününe kadar Kur’an ile dolu aydınlık müyesser kılsın. Yâ erhame’r-râhimîn! Rahmet senindir. Hamd, âlemlerin Rabbinedir...

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1. El-Fatiha. 2. Ruhu pâk Hazret-i Muhammed Mustafâ râ salavât. Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ ve senedenâ ve mevlâna Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecma’îne’-tayyibîne’t-tâhirîn 3. İsm-i pâk İsmi pâk, Hazret-i Muhammed Mustafa râ salavât. Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve sahbihî ecma’îne’t-Tayyibîn’et-Tâhirîn. 4. Cismi pâk Hazret-i Muhammed Mustafa râ salavât. Allâhümme salli âlâ seyyidinâ ve senedinâ ve mevlânâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîne’t-Tayyibine’t-Tâhirîn. Azametü’l-lâhi râ tekbîr.
    *********
    el-Fatiha
    Ruhu pâk, Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) râ salavât. Allühümme salli alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mevlâna Muhammedin ve âlâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Et-Tayyibine, et-Tâhirine. İsmi pâk, Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) râ salavât. Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Et-Tayyibîn’et-Tâhirîn. Cismi pâk Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) râ salavât. Allâhümme salli âlâ seyyidinâ ve senedinâ ve mevlânâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîne’t-Tayyibine’t-Tâhirîn. Azametü’l-lâhi râ tekbîr.

    1. Allahü ekber... Allahü ekber... Lâ ilâhe illallâhü v’allâhü ekber. Allahü ekber ve li’llâhi’l-hamd. 2. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Rasûlallah. 3. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Habîballah. 4. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Nebiyallah. 5. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ seyyide’l-evvelîne ve’l-âhirîn. 6. Ve salavâtü’l-lâhi ve’s-selâmühü ale’l-enbiyâi ve’l-mürselîn. Ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn...
    *********
    Allahü ekber... Allahü ekber... Lâ ilâhe illallâhü v’allâhü ekber. Allahü ekber ve li’llâhi’l-hamd. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Rasûlallah. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Habîballah. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ Nebiyallah. Es-Salâtü ve’s-Selâmü aleyke yâ seyyide’l-evvelîne ve’l-âhirîn. Ve salavâtü’l-lâhi ve’s-selâmühü ale’l-enbiyâi ve’l-mürselîn. Ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn...
    Sene 1382 hicrî

     

     

     

     

     

    GÜLBANK
    Vakt-i şerif hayrola. Hayırlar fethola. Şerler def ola. Allah Azıymuşşan ism-i zâtının nuru ile kalplerimizi pür nûr ve münevver eyleye.Ve niyazımız dergahı izzetinde kabûl ve makbûl ola. Demler safalar mezdâd ve kulûbü aşikân küşâd bâd-ı dem Hazret-i Mevlâna sırru Şems-i Kirâm İmam ‘Ali [ve at-i Muhammedinin nebiyyil ümmiyy, Rahmeten lil âlemîn, Hûû diyelim Hûûûû...] Hû...
    *********
    Gülbank*
    1. Vakt-i şerif hayrola... Hayırlar fethola... Şerler def ola... 2. Allah Azîmu’ş-şân ism-i zâtının nûru ile kalplerimizi pür nûr ve münevver eyleye... 3. Ve niyâzımız dergâh-ı izzetinde kabûl ve makbûl ola... Demler, safâlar mezdâd ve kulûb-ı aşikân-küşâd, bâd-ı dem Hazret-i Mevlâna, sırr-ı Şems-i Kerem, İmam Ali [ve ât-i Muhammedi’n-in-nebiyyi’l-ümmiyyi, rahmete’n-li’l-âlemîn, Hû diyelim] Hû...
    Ketebehû el-fakîr El-hâc Mustafa Hâlim el-ma’rûf bî muallimi’l-hüsni’l-hatt, fî sanâyi’-i nefîseti’l-akademiyye ğafera’llâhü lehü.

    * «Gülbank» veya «Gülbenk», bütün tarikatlerde «dua» anlamına gelirdi, bu duaları okumağa «gülbenk çekmek» veya «gülbenk okumak» denirdi. Gülbank tâbiri, Bektaşilerden Yeniçeri ocağına da geçmiştir.

     

     

     

     

     

     

     

     

    .

Röportajlar
Anket

Uluslararası Rumi Mevlevi Topluluğu'nun Sitesini Nereden Öğrendiniz?





Neticeler


Other Polls

konser nukte multimedia foto kitap evi